Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Kırmayacaktınız O Gönülleri…

Türkiye, son 18 yılda sendikal hak ihlallerini, gerçek sendikacılığın zayıfladığını, yandaş sendikacılığın ise arttığını, işçilerin grev hakkının ellerinden alındığını gördü.

Türkiye, son 18 yılda güvencesiz çalışmanın, taşeron uygulamasının yaygınlaştığını, sosyal güvenlik haklarının azaltıldığını, emekliliğin zorlaştırıldığını, ama ötekilerden olanların apar topar emekliye sevk edildiğini, emekli aylıklarıyla oynandığını ve milli gelir artışının asgari ücrete yansıyamadığını, gelir dağılımının bozulduğunu gördü.

Türkiye, son 18 yılda, işsizliğin bir türlü düşürülemediğini, istihdamı artırmada başarılı olunamadığını, tarihinin en yaygın özelleştirmelerini yapıldığını, bütün kamu işletmelerinin, neyimiz var neyimiz yoksa haraç mezat satıldığını gördü.

Türkiye, son 18 yılda halkının borç yükü artarken, dolaysız vergilerin arttığını ve vergilerin çalışan ile tüketiciye yüklendiğini, vergilerin halka hizmet yerine çarçur edilerek kullanıldığını gördü.

Türkiye, son 18 yılda, OHAL’in istismar vesilesi olduğunu, çalışma hakkının ortadan kaldırdığını, on binlerce çalışan ve kamu görevlisinin hukuksuz biçimde işten atıldığını gördü. 

Türkiye, son 18 yılda, fabrikaların, arsaların ve tesislerin kısacası ülke kaynaklarının yandaşlara ve yabancılara peşkeş çekildiğini, tarım ve hayvancılıkta kendine yeter bir ülkenin soğan-patates, buğday, mısır, sığır ithal eder hale geldiğini gördü. 

Türkiye, son 18 yılda, yıllarca sınav sorularının çalınmasına göz yumulmuş olduğunu gördü, "bizimkiler yapamıyor az biraz kolay sorun" bile dendiğini duydu, yetmedi kendi genç vatandaşı yıllarca çalışırken Suriyelilere sınavsız girme hakkı tanındığını da duydu.

Türkiye, son 18 yılda, aydınlar, siyasetçiler ve subayların sorgusuz sualsiz hapse atıldığını, bir türlü tarafsız olunmadığını, yargıya müdahale edildiğini, halkın uyutulduğunu, bununla da yetinilmeyip, insanların ötekileştirildiğini ve kin ve düşmanlığın teşvik edildiğini, ama katil ve tecavüzcülerin salıverildiğini gördü.

Türkiye, son 18 yılda, kadroların iş bilenlerle değil beceriksiz yandaşlarla doldurulduğunu gördü.

Türkiye, son 18 yılda, FETÖ soruşturması bahanesiyle bütün muhaliflerin hedef alındığını, muhalif siyasi partilerin propaganda fırsat eşitliğinin engellendiğini, medyanın ele geçirilerek sansürlendiği, yalakalık yapmanın meziyet  haline geldiğini gördü.

Korona salgınına bu halde yakalandık. İnsanlar perişan oldu, yardıma muhtaç oldu, “bizden değil” denilip yardımların yaptırılmadığını gördü. 

Yardım kolilerinin çöpe atıldığını, dayanışmayı bile beceremediğimiz bir hale geldiğimizi gördü Türkiye son bugünlerde.

İşçiler küstü, memurlar küstü, sınava giren gençler küstü, aydınlar, gazeteciler, subaylar küstü, onların aileleri küstü, adalet bulamayanlar, işinden olanlar küstü, biz ötekiler küstü, kırıldı.

Yine bu son günlerde ne oldu ne bitti bilinmez ama "Yarından tezi yok yeni bir gönül seferberliği başlatıyoruz" denildi. 

Ah keşke kırmasaydınız o gönülleri…

Önceki ve Sonraki Yazılar