Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Onda bunda şundadır… Mavi boncuk kimdeyse sıra da ondadır

Şeker Bayramı Mayıs ayına, yani herkesin gidip ve fakat kısa sürede geri dönmesi gereken bir zamana denk geldi. Turizmcilerin de fazlaca bir beklentisi yoktu diye düşünebiliriz yani. Olsun olsun 1 haftaya herkes evlerine dönecekti zaten virüs salgını olmasa bile. 

Oysa Kurban Bayramı öyle mi? Tam da iştah kabartacak bir tarihe denk geldi bu sene. Daha önce de söylemiştim, Şeker Bayramında evlere tıkıldık ve fakat Kurban Bayramında salıverildik diye… Ve de nedenini sorar gibi yapıp söylemiştim bile…

Ee, geldik galiba iç turizm sezonunun sonuna. Artık otelcileri, turizmcileri memnun edebildik mi bilemem, ancak sağlık çalışanlarını etmediğimiz kesin. Resmi açıklamaları da bir tarafa bırakıp, söylentilere kulak kabartırsak, hastanelerde durum vahim. Kamu spotlarına baksanıza… Maske takmamız, mesafeyi dikkate almamız ve ellerimizi yıkamamız için yalvarma noktasında yetkililer.

Tabii aslında keşke tablonun pembe olmadığını söyleseler, ah bir söyleseler, bak bakalım nasıl korkar herkes. Ama ne ölenler kimdir, nerelidir, hangi memlekettendir bilmeyince, hem de kaç yaşında oldukları bir muamma olarak kalınca, şu ünlü “bana bir şey olmaz” nakaratı yankılanıyor evlerde, sokaklarda, caddelerde ve her yerlerde.

Madem iç turizm sezonunun sonuna yaklaştık, o halde sırada memnun edecek kimler var acaba? 

En kıyıda köşede kalmış, girince birkaç temel şey dışında, aradığınız hiçbir ürünü bulamayacağınız türden sokak arası küçük ölçekli marketlerde dahi kırtasiye bölümleri hazırlanmış, çantalar, defterler, kalemler raflarda yerlerini almış durumda.

O halde sıradaki belli gibi…

Televizyondan “şimdi okullu olduk” temalı reklamlar fışkırıyor ancak pek de “sınıfları dolduracak” gibi görünmüyoruz doğrusu…

Yetkililer, daha ziyade ‘şu ile bu yaş grubunun’ sokağa çıkmasını yasaklamaya hazırlanıyor gibi görünürken, çocuklarımız ve gençlerimiz de sanki uzaktan uzağa eğitilecek gibi duruyor; sanki… ve kim bilir hangi sistemle…

İnsanın aklına, mutlu etme sırasının okul malzemesi toptancılarında olduğu gibi bir düşünce geliveriyor.

Yahu daha okullara gidilip gidilmeyeceği bile bilinmiyor, çocuklar mesela niye çanta alsın acaba? Neyi dolduracaklar bu yıl çantalara? Niye okul kıyafetleri almalıyız çocuklara? “Sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz” şarkısını söyleyebilecek mi bakalım çocuklar, binler, milyonlar?…

Önceki ve Sonraki Yazılar