Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Sahibinin Sesi mi Yoksa Kendininki mi?

Hayal ve genel hayal…

Üst düzey yetkililer, “parlamenter sistemle ilgili muhalefetin tüm beklentilerinin bir hayalden öteye gidemeyeceğini ve de “nasıl ki çok partili sisteme geçtikten sonra tek partili sisteme dönüş mümkün olmadıysa, parlamenter sisteme geri dönüşün de asla mümkün olmayacağını” belirtiyor… Ya da öyle söylemesi isteniyor.

Hatta:

“Eski bir Türkiye” hayali kuran muhalefet eleştiriliyor. Ya da öyle söylenmesi isteniyor.

Ancak, “eski Türkiye’de nelerin kötü olduğu” belirtilmiyor.

Ben açıklık getireyim o halde.

Mesela “eski Türkiye’de”, yani kuruluş Türkiye’sinde mürekkep yalamamışlara yer pek de yoktu.

İnsanlar, örneğin ve de mesela, “üniversite mezunu olmayan zevat” asla ve kata üst mevkilere gelemezdi! Bak bunu bana söyleten YOK.

Adına her ne dersek diyelim, aslında ve de esas olarak “parlamenter sistem” gerçekçi ve dürüst bir siyasetti”.

Dili geçmiş zaman kullanıyorum. 18-19 yıl anlamında.

Neden mi “ötekiler” hala bu hayal peşinde?

Çünkü açıklamada belirtildiği üzere, “ötekiler, yani ben, yani biz, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin güçlü bir yürütme anlayışına dayanmadığını, halk karşıtı güç odaklarını ortadan kaldırmadığını" düşünüyoruz.

Biz.

Yani ÖTEKİLER

Üstelik, bu sistemin “çoklu ve çok başlı yönetime son verdiğine" HİÇ Mİ HİÇ İNANMIYORUZ.

Biz.

YA DA ÖTEKİLER.

Eğer inansaydık, siz değerliler, “işgal ettiğiniz makamlara asla ve de kata gelemezdiniz”.

ÇOK BAŞLI YÖNETİM???

Aynı Değerli yetkililer diyorlar ki:

"Çoklu yani, çok başlı yönetim hayalini ‘siyaset diye pazarladığımızı’ iddia ettiğiniz BİZ ya da ÖTEKİLER.

Çok başlı derken?

ACABA DEMOKRASİ Mİ demek istiyorsun, ...sunuz?

Şahsım ve “size oy vermeyen diğer %50”- hadi diyelim ki sahiden!! %50-.

Bizler (pardon sizler gibi), yani öteki olmayan diğerleri gibi, “bakanlıkları paylaşmak niyetinde değiliz”.

Tıpkı sizler gibi, “kendilerine küçük çıkar grupları üzerinden yeni hakimiyet alanları oluşturmak” istemiyoruz.

Üstelik ASLA VE ZİNHAR “milli egemenliği parçalamak” istemiyoruz.

ÇÜNKÜ BİZ ÖTEKİLER tam da MİLLİ EGEMENLİĞE İNANIYORUZ.

Sizin, senin ve de çıkarlarınızın, çıkarlarının aksine…

MİLLİ EGEMENLİK HAYAL DEĞİL TAM BİR GERÇEKTİR

Geriye gidiş falan değildir. Gerçeğin ta kendisidir. Adı da demokrasidir

Hayalmiş…

Hayal olsaydı eğer o makamlarda oturamazdın, ...dınız!

Kendi ağzınla, pardon ağzınızla SÖYLÜYORSUN (UZ):

“Nasıl ki, çok partili sisteme geçtikten sonra tek partili sisteme dönüş mümkün olmadıysa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden de Parlamenter sisteme geri dönüş asla mümkün olmayacaktır."

Demek ki, kendi ağzınızla, söylediğiniz (söylediğin) üzere, “tek partili” sisteme dönüş MÜMKÜN DEĞİL…

Tıpkı, tıpkı sizin TEK PARTİ, tek adam sisteminiz gibi.

Yahu, ‘Atatürk, İnönü, Bayar partili cumhurbaşkanıydı' diyorsun ya da demen isteniyor .

Sana da, size de bugünleri nasip etmenizi sağlayan sistemden söz ediyoruz.

Mürekkep yalayan ya da… Yalamayan.

Ruslar der ki, bir kişinin “entelektüel” olması için, üçüncü kuşak “üniversiteli olmak gerek”.

Geçtim ceddimden… Bari bir kuşak olsa...

Allahtan şöyle diyor, diyorsunuz, demek zorunda kalıyorsun (uz) HALA:

"Bizim (hepimizin) siyasal tarihimizde birçok gerçekler göz ardı ediliyor!!!. Parlamenter Hükümet dönemlerinde de partili Cumhurbaşkanları çok görüldü. Mesela Cumhuriyet'imizin kurucu lideri Atatürk, devamında İsmet İnönü, sonra Celal Bayar partili Cumhurbaşkanıydı.

Yuh.

Zaten o zamanlar tek parti vardı. Neden mi?

Acaba Padişahlıktan yeni Cumhuriyete geçtiğimizden olmasın sakın?

Hayır. Bir dönem ona da heveslendiniz.

Padişah, ah keşke geri gelse…

Neden bu “HAYALİNİZDEN” vazgeçtiniz?

Ben size söyleyeyim: YEMEZLER de ondan.

Padişah olmak demek sadece meziyetlerle DONANMIŞ olmak demek.

Meziyet derken…

Sahiden meziyet.

Ne demek? Kapattığınız, yeltendiğiniz sitelere girip yazın bakalım

MEZİYET ne demek?

Önceki ve Sonraki Yazılar