Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Saldım Çayıra, Mevlam Kayıra…

Bilim Kurulu burukmuş… Onlar burulunca, vatandaş olarak ben pek daha fazla buruluyorum doğrusu. Hatta geriliyorum tabiri caizse. Haliyle kim nerede nasıl hasta ya da taşıyıcı bilemediğimiz bu cehalet ötesi devirde burulmayalım da ne olalım.

Pek bir öğünülerek açıklandığı üzere, şu kadar bin test yaptık, şu kadar bin hasta iyileşti, bu kadarı yeniden yakalandı amma, iyileşenlerden yeniden yakalananları çıkarırsak şu kadar iyi durumdayız ve fakat ne yazık ki 18 ila 23 bandına oturttuğumuz bir de kayıp sayımız var gibisinden açıklamalara siz ne kadar inanırsınız bilmem. 

Ben başından itibaren bu tür bir matematiğe inanmadım. 

Kayıp sayısının bu denli “matematik” seyretmesi biraz matematikten anlayanları bile dehşete düşürmeli diye düşünenlerdenim.

Ve üstelik, insan hayatının matematikle açıklanamayacak kadar değerli olduğunu bile düşünüyorum.

Benim matematiğimi geçtim, AB ülkelerinin matematiği bizim coğrafyamızın matematiğiyle tutmamış olsa gerek.

Sanırım o yüzden bizleri sınırlarından içeri sokmama kararı aldı.

Çok acı. 

Hadi tek derdimiz AB ülkelerine gitmemek olsun… Bir bayram kapalı, tam da turizm mevsimine denk gelen bir diğerinde açık olduğumuz

Misakı Milli sınırları dahilinde ne yapacağız?

Yakında bir ileri bir geri giden vaka sayısı açıklamalarına nispet okulların “sahiden” başlaması gerek. Milyonlarca öğrencimiz, evlatlarımız yakından mı uzaktan mı eğitilecek? Televizyonsuz, bilgisayarsız, internetin olmadığı olsa da çekmediği yerlerin hala var olduğu bir coğrafyada evlerde tek çocuk varmış ya da var olan 8’i de aynı yaştaymış gibi mi hesap yapacağız? 

Uzun zamandır 4+4+4 = 15 – 165 : 88 gibi dahiyane sistemlere bile tahammül gücünü gösterme becerisini sergileyen kaderci velilerimizin tevekkülüne hayret ederken, evlerinde kalacak binlerce çocuğu EBA dışı nasıl ve nerede eğleyeceklerini görmeyi merakla beklediğimi de ifade edeyim…

Ya da diyelim 2 gün gidip, 1 gün ara verip sonra yine 2 gün mü göndereceğiz gerçekten? Ya da seyrelterek mi? Ne demekse…

Bizi sınırlarına sokmayan AB ülkelerinde acaba bu seyreltme sistemi var mı? Yoksa onlar lüzumlu lüzumsuz AVM’lerde, sokaklarda, düğünlerde, derneklerde dolaşanları mı seyreltiyorlar daha ziyade?

Biz okula gidilecek mi, gidilmeyecek mi derdindeyken, aslında bir çoklarımızın hayatta kalıp kalmayacağının umursanmadığı bir Eylül öncesi yazısı kabul edin bu yazıyı…

Önceki ve Sonraki Yazılar