Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Uzay İle Adalet

Dünyanın bir köşesinde bir ülke,

Bu ülkede bir şehir,

Bu şehirde de bir zamanlar gözlerden uzak, kuş uçmaz kervan geçmez bir köy vardı.

Bu köyde tarlalar vardı.

Bu tarlalar köylünün elinden yavaş ve emin adımlarla alındı.

Köylünün elinden alınan bu ucuz tarlalar bir tür (!) nadasa yatırıldı.

Bu köyde elbette bir de köy yolu vardı.

Tam olarak asfalt değildi ama vardı.

Bu köy yoluna paralel dev bir bulvar açıldı.

Bu bulvar başta köy halkını olmak üzere herkesi şaşırttı.

Çünkü bulvardan geçecek kimseler yoktu.

Kuşlar mecburen geçiyordu.

Çünkü olaya konu olan bulvar kuşların göç yolu üzerindeydi.

Onlar, yani kuşlar, rant ne demek bilmezdi.

Ahali de o yıllarda rant ne demek bilmiyordu.

Ohh, ne âlâydı.

Bu iş sessizce yapılmalıydı.

Kimse uyanmamalıydı.

Kuşlar ise zaten sorun değildi.

Onlar ister uçardı, ister göçerdi.

Bize neydi.

Ya da kime neydi.

***

Birden parmaklar “güneyi” işaret etti.

Oralar da inşa edilmeliydi. Yıllar önceki seçimlerin hemen ardındandı ve yine elbette çok çılgındı!

"Güneykent” adı verilen projeyle o şehre, 500 bin kişilik yeni bir şehir kazandırılmış olacaktı.

Aynı parmak, “O şehrin dünyanın en önemli savunma sanayi merkezlerinden biri haline getirileceğini”, “radar tasarım ve üretim merkezini orada kuracaklarını” açıklamıştı.

O sırada yine uzayla ilgili bir şeyler de söylemişti o parmak.

***

Uzay derken, bir zamanlar bedavaya köylüden kapatılan tarlalar, nedeni o zamanlar bilinmeyen ama açılan bulvarlar birden anlam kazandı.

Anlam kazanmasının yanı sıra kim bilir kimlere muhteşem rant da kazandırdı.

Aynı konuşmada bir de o şehre yeni bir adalet sarayı yapılacağı söylenmişti.

Ola ola ne oldu?

Uzayı hatırlatan dev kubbeli dev bir bina inşa edilmeye başlandı.

Ağaçlar kesildi.

Üstelik arazi, çevreye önem veren bir bakanlığa aitti.

Ya da biz öyle sanıyorduk.

Öyle sansak ne fark ederdi?

Uzay ve adalet bir araya getirilmişti.

Daha ne istenebilirdi ki?

Önceki ve Sonraki Yazılar