Hande Turan Abadan

Hande Turan Abadan

Vay Vay Vay...

Demek anayasa sensin.

Daha neler duyacağız?

İster beğenelim ister beğenmeyelim, bu ülkeye, bizim ülkemize, belki de “onun” oylarıyla gelerek yıllarca hizmet etmiş bir siyasetçiye bunları söyleyebilmek nasıl bir duygu, nasıl bir dürtüdür?

Bu türden bir anayasal yükümlülük bir polisin sırtına mı yüklenmiştir?

Yüklenmişse ne ara yüklenmiştir?

Yüklenmişse kim yüklemiştir?

Kendisi:

- Anayasamızı korumakla mı görevlendirilmiştir?

- Anayasamızı uygulamak ya da uygulatmakla mı görevlendirilmiştir?

- Artık iktidarda olmadığı için “beğenmediği” bir siyasetçiyi itip kakmak hakkını kimden almıştır?

- Siyasetçinin itilip kakıldığı, hatta “çek git buradan” denilen orası neresidir?

- Meclis midir?

- Meclis derken, o kişi neyi anlamaktadır?

- Meclis falan yok mu demek istemektedir?

- Yoksa iktidarda olmadığı için hedef gösterilen muhalefete saldırmak, anayasamız mı olmuştur?

- Ve yoksa bu yeni tür anayasayı bir polis mi uygulayacaktır?

- Bu nasıl bir cürettir?

Pekiyi ya öteki?

- Hani yıllardır kandırıla kandırıla bugünlere gelen öteki?

- Mesela ben bir lider tanıyorum. Hatta ünü sınırları aşmış bir lider.

- Hani şu son bir asırdır adı dillerden düşmeyen.

- Hani kimsenin kandıramadığı.

- Hem de hiçbir kimsenin kandıramadığı.

- Adı mı?

Mustafa Kemal Atatürk

Bence namı diğer: “Yoktan var etmeye muktedir lider”.

Pekiyi ya öteki? Namı diğer var olanı yok etmeye muktedir?

Tıpkı “Anayasa benim” deme cüretini gösterenler gibi.

Ne dedi?

“Sen daha neler göreceksin”…

Elbette eğer bir polis kendisini anayasa zannediyorsa, süfle aldığı “büyükleri vardır.

O büyükler şöyle ifadeler kullanırsa: (Alıntıdır)

- “Ananı da al git…”

- Askerlik yan gelip yatma yeri değildir”

- (Gazetecilere) “Sizi tasmalarınızdan kurtardık, nankörler!”

- (Gençlere) “Çapulcular, Vandallar!”

- “Üç beş kişi öldü diye ortalığı yıkanlar!”

- (Şehitlere) “kelle!” ya da “adet”

- (Gösteri yapan bir kız öğrenciye) “Kız mıdır, kadın mıdır bilmem. Panzere çıkmış…”

- (Alevilere) “Biliyorsunuz, Alevi!”

“Birkaç Mehmet öldü diye Meclisi toplayamayız.”

“Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne istiyorsun?”

 - “Ömer Dinçer Bakanımız öğretmenlere şahsiyet kazandırmak istiyor!”

-  “Her Cuma bir ayet sallıyorum!”“Bakara makara…”

- Karısının iç çamaşırına sığınan edepsiz”

- “Onu keklemişler”… vesaire.

Meğer bu günlere kalmışız.

Yazık, keşke; ahhhh keşke.

Önceki ve Sonraki Yazılar