ABD Aynaya Bakmalı

Dünya kamuoyu aylarca Çin ile ABD arasındaki "Ticaret savaşını" konuştu. Tam anlaşıyorlar derken, araya pandemi girdi ve bu iki ülke arasındaki ilişkiler daha da gerildi. Sorunlu alanlara başta Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ve Hong Kong olmak üzere yeni alanlar eklendi. Hatta iki ülkenin basınında sıcak çatışma olasılıkları tartışılmaya başladı.

Sıradan gibi görünen bir haberle başlayalım:

"ABD ile Çin arasında artan teknoloji gerilimine, bu kez de peruk eklendi. ​ABD’de 2.5 milyar dolarlık pazara sahip olan ve Çin'den ithal ettiği 'Siyah Altın' olarak adlandırılan perukların Çin'in Sincan bölgesindeki toplama kamplarında yaşayan Müslüman Uygur Türklerine ait olduğu iddia edildi. ABD Ticaret Bakanlığı'nın son dönemlerde Çin’den tedarik edilen peruk benzeri ürünlerin, 2 milyon Uygur ve diğer etnik azınlıkların toplama kamplarında gözaltına alındığı sırada gösterdiği artışa dikkat çekti. ABD Ticaret Bakanlığı, ABD'deki saç ürünü satan bir çok işletmedeki peruklarına, Çin'in Sincan bölgesindeki toplama kamplarında yaşayan Müslüman Uygur Türklerine ait olduğunu tespit ettiklerini ifade etti."

Haberde savcı, tanık ve hakim aynı. İddiayı ABD ortaya atıyor, ABD destekliyor ve ABD hüküm veriyor. Ortada somut bir kanıt olmaması önemli değil!

ABD’NİN KINAMASI

Bu arada kısa süre önce BM İnsan Hakları Konseyi için seçim yapıldı ve 15 ülke arasında Çin ve Rusya da yer aldı. Anadolu Ajansı, bu bilgiyi “insan hakları ihlalleriyle eleştirilen Çin ve Rusya” diyerek algı oluşturma çabasını sürdürdü.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, yazılı açıklama yaparak, "ABD, otoriter rejimlerin BM İnsan Hakları Konseyi'ne seçilmesini kınıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Pompeo, 2018'de ABD'nin Konseyden çekildiğini hatırlatarak, Konseyin İsrail karşıtı yanlı tavırlar içinde bulunduğunu savundu ve "insan hakları ihlali yapan" ülkelerin konseye seçilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. ABD'li Bakan, Konseyin reforme edilmesi yönündeki çağrılarını yinelediklerini kaydetti.

Şimdi bu kınamayı ve çağrıyı hangi ülkenin bakanı yapıyor? Sık sık polisin bir siyah öldürdüğü haberlerinin geldiği ABD’nin bakanı yapıyor. Cinayet, suç, tutuklu sayısı, ırk ve cinsiyet ayrımcılığı gibi konularla sık sık gündeme gelen, demokrasisi "zenginler demokrasisi" diye anılan ABD.

"ABD’NİN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ VE KİBRİ"

Çin'in BM Cenevre Ofisi'ndeki daimi heyeti bir açıklama yayınlayarak, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Çin, Rusya ve Küba'nın BM İnsan Hakları Konseyi'ne seçilmesini sert bir dille kınamasının, Washington'un siyasi zorbalığını, iki yüzlülüğünü ve kibrini gösterdiğini belirtti.

Açıklamada, Çin'in öteden beri halkının menfaatlerini ön planda tuttuğuna, bu yıl yoksulluğu ortadan kaldırarak orta halli refah toplumunu kapsamlı şekilde oluşturacağına dikkat çekildi. ABD'de ise ırkçılık, polis şiddeti ve toplumsal adaletsizlik gibi birçok sorunun giderek şiddetlendiğine işaret edilen açıklamada, Amerikalı siyahi vatandaş Floyd'un "nefes alamıyorum" haykırışı, gözaltına alınan göçmenlerin ve onlardan zorla ayrılan çocuklarının gördüğü insanlık dışı muamele ortadayken ABD'de insan haklarının durumunun iyi olduğunu söylemenin mümkün olmadığı belirtildi.

Bazı Amerikan siyasetçilerin Covid-19 salgını karşısında kendi halkının canını hiçe sayarak, bilim ve kural dışı tedbirler aldıklarına vurgu yapılan açıklamada, bunun yaklaşık 8 milyon Amerikalının enfekte olmasına ve 200 binden fazla hastanın hayatını kaybetmesine neden olduğu ve ABD'nin çirkin insan hakları siciline ışık tuttuğu belirtildi.

"ABD’NİN BAŞKA ÜLKELERİ KINAMA HAKKI YOK"

Çin Dışişleri Bakanlığı da ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Çin ile alakalı yalanlar söylemeyi durdurarak, gerçeklere saygı göstermesi gerektiğini açıkladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, şunları söyledi:

"ABD'de ırk ayrımcılığı, yasaları şiddete başvurarak uygulama ve mahkum istismarı gibi skandallar gündemde. Ayrıca ABD silah suçları oranı bakımından dünyada ilk sırada yer alıyor. ABD'de her sene 10 binden fazla kişi silahlı saldırılarda hayatını kaybediyor. ABD'deki azınlıkların dini özgürlüklerini yaşama durumu da endişe verici. ABD'nin başka ülkeleri kınamaya hakkı var mı?"

Özetle, ABD’nin önce aynaya bakması gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar