Çin Haberleri ve Kaybolan Değerler

Penceretv.com ile tanıştığımda ilk okuduğum yazı, değerli Hande Turan Abadan “Biz kediye kedi deriz” yazısıydı. Bu söz son günler Çin hakkındaki haberleri okurken sıkça aklıma geliyor

Yazılı, görsel ve sanal basın ile sosyal medyada Çin hakkında öyle ifadeler var ki, ırkçılıkla terbiyesizlik arasında gidip geliyorlar.

Yayınladığı haberlerle özellikle Çin karşıtı haberler için kurulduğu izlenimi veren bir gazete manşette “Dünyayı yaktın, tazminat öde” diye yazıyor. Bir diğerinin başlığı ise “Çin akıllanmıyor” şeklinde. Neymiş bazı kentlerde kurbağa ve kaplumbağa satışı devam ediyormuş. Uzun süre Covid-19’un Çin’deki canlı hayvan pazarlarında satılan yarasalardan kaynaklandığı iddia edildi. Hatta işi tazminat istemeye kadar götürdüler. Bilim adamları Covid-19’un hayvandan insana geçmediğini açıkladı.Çinli yetkililer defalarca “yarasanın Çin mutfağında olmadığını” açıkladı. Sosyal medyada kullanılan görüntüler Endonezya’da çekilmişti.

İşin bir de ABD’nin iç siyasetini ilgilendiren yönü var. Amerikan basınında, Çin’i suçlamanın ABD’deki seçimler için özellikle Cumhuriyetçilerin bir stratejisi olduğu ve dikkatleri başka yöne çevirmenin amaçlandığı yazıldı.

Kısa süre önce Reuters haber ajansının servis ettiği bir haberin bazı ipuçları verdiğini düşünüyorum. Haberi hatırlayalım:

“Reuters haber ajansının dünyaya duyurduğu rapor olay yarattı, Çin'in imajı Tiananmen Meydanı'nda 1989'da yaşananlardan bu yana dünya çapında ilk kez yerle bir oldu. ABD ile savaş dahil en kötü senaryoların konuşulduğu Pekin'de, gizlice üretilen silah için geri sayım başladı. Dünya 212 ülke ve bölgeye yayılan corona virüs salgınıyla tarihi günlerden geçerken, dünya devlerinin kozlarını paylaşmasını ise gözünü kırpmadan izliyor.

Çin'de hazırlanan bir hizmet içi rapor, corona virüsün dünyaya yayılmasıyla küresel anlamda Çin'e karşı olumsuz düşüncelerin en yüksek seviyeye çıktığını, Pekin’in ABD ile ilişkilerde ciddi bir cepheleşme yaşayacağı korkusu taşıdığını ortaya koydu. Reuters’e konuşan bir yetkiliye göre, geçen ay Pekin yönetimine iletildiği belirtilen bu iç yazışmada, 1989 Tiananmen Meydanı olaylarından bu yana dünyada Çin karşıtı görüşlerin zirveye tırmandığı belirtildi.”

Böyle bir rapor var mı bilmiyoruz, fakat yaşananların hedefinin Çin’in imajını zedelemek olduğu çok açık. Tiananmen konusuna bir başka yazıda değiniriz.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 2015 yılındaki ABD ziyaretinde, Başkan Barack Obama ile görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke arasında “büyük ülkeler arası yeni ilişki modeli” kurulmasını önerdi. Cumhurbaşkanı Xi’nin burada kullandığı bir ifade çok önemliydi: “İrade olursa yol bulunur.”

Belki Amerikan yönetimi gerekli iradeyi bulacak, Çin imajını kurtaracak, ancak gazetecilik konusunda Türk basınının kaybettiği değerleri ve imajı kim geri getirecek?

Önceki ve Sonraki Yazılar