Çin ile İlişkilerde Uygur Gölgesi

Son sözü baştan söyleyelim. Türkiye-Çin ilişkileri ne zaman ivme kazansa gündeme Uygur konusuyla ilgili bir sorun gelir. Çin ile ilişkileri sabote etmek isteyenlerin alışılageldik yöntemleri var. Geçen yıl Uygur ozan Abdurrahim Heyit’in Urumçi’de hapiste öldürüldüğü söylentisi yayılmıştı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da teyit etmeye gerek duymadan Çin’i kınamıştı. Koşa süre sonra Abdurrahim Heyit, Türk gazetecileri evinde ağırladı, ancak o güne kadar Çin’in İzmir Konsolosluğu kapanmıştı.

Bir süredir başta BBC ve The New York Times olmak üzere Batı basını Xinjiang bölgesinde çalışma kampları olduğu ve 1 milyona yakın Uygur’un burada tutulduğu “yalanını” ısrarla tekrarlıyor.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısı sonrası, "Türkiye, Uygur Türklerinin ve Sincan bölgesindeki diğer Müslüman azınlıkların insan haklarına saygı gösterilmesini, inanç hürriyetlerine saygı gösterilmesini, buradaki kampların kapatılmasını sürekli olarak Çin makamlarına bildiriyor" diye konuştu.

Türkiye'nin Uygur Türkleriyle dini, etnik ve kültürel çok güçlü bağlara sahip olduğunu belirten Çelik, Uygur Türklerinin durumuyla yakından ilgilenildiğini söyledi. AK Parti Sözcüsü Çelik, konuya ilişkin "Bizim bu konudaki tek arzumuz Uygur Türklerinin Çin'de refah ve huzur içinde yaşamalarıdır. Uygur meselesinin şeffaflık ve iş birliği içerisinde ele alınması gerektiğini arzu ediyoruz. Bu çağrılarımızı Çin tarafına da iletiyoruz" ifadelerini kullandı.

ÇİN'İN TEPKİSİ

Bununla ilgili olarak, Çin'in Ankara Büyükelçiliğinin resmi sitesinde yapılan açıklamada, "Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü'nün 29 Eylül'de Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların birçok gerçek dışı bilgi içermektedir. Çin Ankara Büyükelçiliği buna kesin bir şekilde karşı çıkmaktadır. Herkes Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili temel gerçeklere saygı göstermelidir. Gerçeğe dayanmayan herhangi bir eleştiriyi hiçbir şekilde kabul etmiyoruz." denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili konular asla insan hakları, etnik köken veya inanç ile ilgili meseleler değildir; bunlar şiddet, terör ve bölücülükle mücadele meseleleridir. Çin Hükümeti, hukuk çerçevesinde Xinjiang'da terör ve aşırıcılıkla mücadele için gerekli önlemleri alarak Xinjiang'daki güvenlik durumunu büyük ölçüde iyileşmiştir. Xinjiang'da üç senedir herhangi bir şiddet veya terör olayı meydana gelmemiştir. Uygurlar dâhil olmak üzere Xinjiang'da yaşayan tüm etnik gruplara mensup vatandaşların dini inanç özgürlüğü ve benzeri tüm hakları yasalara göre korunmaktadır. Xinjiang'da tüm etnik gruplar, huzurlu ve istikrarlı bir ortamda mutluluk içinde çalışmakta ve yaşamaktadır. "

"İŞ BİRLİĞİNE GÖLGE DÜŞTÜ"

Çin basınında göre, AK Parti Sözcüsü'nün Xinjiang hakkındaki son açıklamaları Çin-Türkiye iş birliğinin mevcut olumlu gelişme eğilimine gölge düşürdüğü gibi, iki devletin en üst liderleri arasında varılan görüş birliklerine de aykırı olduğu belirtildi. Çin basını Çin ve Türkiye’nin Covid-19 salgınıyla ortak mücadele konusunda iyi bir iş birliği sürdürdüğüne işaret etti. Türkiye, Çin'e maske ve koruyucu giysi gibi yardım malzemeler sağladı, Çin ise ülkesinde test reaktifleri ve tedavi edici ilaçlar satın alması için Türkiye'ye destek sağladı. “Çin ile Türkiye'den sağlık uzmanları, tedavi planı ve salgının önlenmesi ve kontrolü konusunda derinlemesine görüş alışverişinde bulundu. Şu anda, Çin'in geliştirdiği aşı, Türkiye'de Faz III klinik denemelerinden geçiyor. Önümüzdeki yıl, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümü. Çin Uluslararası Radyosu’na göre, Çin, Türkiye ile el ele vererek, iki halka daha fazla yarar getirmek ve dünya istikrarını ve refahını oluşturmak amacıyla Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin sürekli ve derinlemesine gelişimi için ortak çaba harcıyor.

Aynı yorumda, Türkiye'deki bazı siyasetçilerin son yıllarda büyük devletler arasında güç rekabetinin Türkiye'ye getirdiği baskıları hafifletmek ve iç seçimlerde muhalif güçlere karşı seçmenlerden daha fazla destek almak için sorumsuz açıklamalar yaptıkları savunuldu. Yorumda, Türkiye ile Çin arasındaki iş birliğine siyasi engel koyulmaması gerektiği vurgulandı.

Önceki ve Sonraki Yazılar