Dertleri Uygurlar Değil

Yine Batı basını, yine Çin “haberi” ve yine Batı basınının kuyruğuna takılan Türk medya organları. Bir süredir BBC ve Amerikan basınının başını çektiği bir kampanya vardı; Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’yle ilgili yalan haberler bir biri ardına geliyordu. Araya aşı tartışması girdi ve asılsız haberlerin ağırlığı bu konuya kaydı. Söz konusu olan insan hayatı ve bilim olunca bilimsel tavır öne çıkmaya başladı.

Bu kez sahnede her zaman olduğu gibi BBC ve Washington merkezli Küresel Politikalar Merkezi var. Komünizm Kurbanları Vakfı üyesi ve Çin konusundaki “üretimleriyle” bilinen Adrian Zenz, 2018’de Uygurların yoğun olarak yaşadığı bölgede en az 570 bin kişiyi zorla pamuk tarlalarında çalıştırdığını iddia ediyor. Çin hakkındaki yalan haberlerin Türkiye distribütörü olan Karar gazetesine bu kez Milliyet gazetesi de katılmış. Haberde iddia edilen “zorla çalıştırma programının” başta Uygurlar olamak üzere Müslüman gruplara yönelik olduğu ifade edilerek Türk toplumunun duyguları harekete geçirilmeye çalışılmış.

Çin’i takip edenler için yazılanların inandırıcılığı yok. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi (CBP), 9 Eylül'de bu ürünlerin üretim sürecinde “zorla çalıştırma” uygulandığı gerekçesiyle Çin'in Xinjiang bölgesinden pamuk ithalatına kısıtlama getirme kararı aldı. İşte meselenin kilit noktası burası.

Bu kararın ardından malum basın organları da harekete geçerek “pamuk üretiminde zorla çalıştırma” haberlerini hızla servis etti.

GERÇEKLER İDDİALARI ÇÜRÜTÜYOR

Çin basınında bu iddialara yanıt veren haber ve yorumlar yer aldı. CRI, “Xinjiang’da pamuk üretimi çok yüksek ve kalitelidir. Pamuk üretimi Xinjiang’ın ekonomisinde, özellikle tarım ekonomisinde çok önemli bir konuma sahip ve birçok kişi bu işe dayanarak yaşamı sürdürüyor. Veriler, 2019'da bölgedeki pamuk üretiminin 5 milyon tona ulaşarak ülkenin toplam üretiminin yüzde 84,9'unu ve küresel üretimin yüzde 23'ünü oluşturduğunu gösteriyor” diye yazdı

Yine Çin basını son yıllarda, Xinjiang’da pamuk tarlalarında tam makineleşmenin yaygın bir şekilde uygulandığını hatırlattı. Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Tarım ve Köy İşleri Dairesi’nin verilerine göre, 2019 yılında bölgede makineyle hasat edilen pamuk alanı ilk kez 767 bin hektara aştı.

Sadece bu istatistiklerle bakıldığında bile, sözde pamuk üretim sürecinde zorla çalıştırma olduğu söylentisi gülünç oluyor. Akla ilk olarak şu soru geliyor:

“Tüm pamuk toplama sürecinde böylesine yüksek bir mekanizasyon oranı varken, ne kadar emek gerekebilir?”

Hammadde, elektrik fiyatları ve insan gücü gibi avantajlı kaynaklara dayanan Xinjiang yönetimi, tekstil ve hazır giyim endüstrisi için tercihli politikalar uygulayarak ülkenin güneydoğu kıyıları ve doğudaki eyaletlerinden transfer edilen tekstil ve hazır giyim endüstrilerini kabul etti.

Çok sayıda tanınmış yerli tekstil ve hazır giyim işletmesinin Xinjiang’daki çeşitli bölgelere yatırım yapıp fabrika kurmasıyla, tekstil ve hazır giyim endüstrisi zincirinin uzun olması ve emek yoğun avantajları gittikçe boy göstererek yoksulların istihdamını çözmek için önemli bir kanal haline geldi.

Pamuk işleme ve giysi yapımı sürecinde emek gücü kullanılır.

Yerel yönetimin teşvikiyle, birçok işletmenin kırsal kesimde yavru fabrika kurması, çok sayıda köylüye iş imkanı sağlandı, böylece gelirlerinin artırmaları ve zengin olmaları için yeni bir kanal açıldı.

PAMUĞA İNSAN HAKLARI MASKESİ

Çin’in pamuk üretimini hedef alan açıklama ve haberler geçen yıl Ağustos ayında başladı.Malum çevreler Xinjiang'ın pamuk üretimini ve pamuklu tekstil ihracatını karalayarak toplama kamplarında sözde "ücretsiz emek gücü" çalıştırma söylentisini uydurdu ve Xinjiang pamuklu tekstil ürünlerini kötü niyetli bir şekilde "köle işçiliği" olarak etiketledi.

Çin karşıtı cephenin gözde uzmanı Adrian Zenz, "Uygurlar imalat ve giyim üretiminde zorla çalıştırıldılar ve bu doğrudan pamuk toplamakla ilgilidir" sözleriyle manipülasyon çabalarını sürdürdü.

Bu güçler, Xinjiang’daki başlıca endüstrilerden biri olan pamuk endüstrisini çökertmek amacıyla, Xinjiang’daki pamuklu kumaşları ithal eden şirketler üzerinde baskı yaparak Xinjiang’dan "köle iş gücüne dayalı ürünleri" ithal etmeyi durdurmalarını talep ettiler. İnsan hakları sloganı atan pek çok  medya organı ve kişi, Xinjiang ekonomisinin temel endüstrilerini yok etmeye çalışıyor.  Buradan geçimini sağlayan kaç kişinin ekonomik durumunun zora düşeceğini bilmiyorlar mı? Onların derdi Uygur halkı veya diğer Müslüman etnik gruplar değil; bölgenin ekonomik refah yoluyla sosyal istikrar yaratma çabasını hedef almaktır.

Bu açıklamalar Çin basınında da yer aldı. Batı basınının yalanlarına mal bulmuş mağribi gibi sarılanların bu açıklamalara yer verdiğini gördünüz mü?

Önceki ve Sonraki Yazılar