Gençliğin Ayı Mayıs

Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü ile başlayan Mayıs aynı zamanda dünyayı değiştiren eylemlerin de adıdır. Özellikle de Asya’nın iki ucunda. Çin ve Türkiye’de Mayıs 1919’da yaşananlar 20.yüzyılın üç büyük devriminden ikisinin yolunu açar. Bu tarihi dönüm noktası 100.yılında Çin Uluslararası Radyosu’nun sitesinde şöyle hatırlatılır: 

“4 Mayıs 1919'da başkent Beijing'in Tiananmen meydanında toplanan gençler, hükümetin Versay Antlaşması'nı reddetmesi çağrısında bulunur. Gençlerin bu çağrısı, Çin'de hem emperyalizme karşı mücadelenin fitilini ateşleyecek hem de modern Çin'i şekillendirecek fikirlerin istikametini çizecektir. Tarihçi Elisabeth Forster'a göre, 1919 Çin'i değiştiren yıldır. 

15 gün sonra, 19 Mayıs 1919'da, Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıkar, memleketin işgaline karşı Anadolu direnişi bu sayede örgütlenecektir. Türk halkı Sevr Antlaşması'na, Çin Versay Antlaşması'na direnmektedir. Asya'nın iki ucunda ulusal kurtuluş meşalesi yakılmıştır. Daha sonra iki ülke de Mayıs ayında gençlerine özel günler adar: 4 Mayıs Çin'de, 19 Mayıs Türkiye'de gençlik bayramı olarak belirlenir.”

4 MAYIS HAREKETİ NASIL BAŞLADI?

“Çin, Ağustos 1917'de Almanya ve Avusturya-Macaristan'a savaş ilan ederek sonradan dahil olduğu 1. Dünya Savaşı'nda müttefiklerin safında yer almıştı. Çin'in savaşa girişinin en temel sebeplerinden biri, Almanya kontrolündeki Çin topraklarını geri almaktı. Zira Almanya kaybedenler safındaydı. (Çin kuvvetleri esasen savaşa aktif olarak katılmadı, İngiliz ve Fransız birliklerine destek olarak Çinli işçi taburları gönderilmişti.) 

Ancak Çin, Paris Barış Konferansı'nda hiç beklemediği bir muameleye maruz kalacaktı, müttefikler Alman kontrolündeki Çin topraklarını Versay Antlaşması'na dayanarak Japonya'ya vermeyi planlıyordu. İngiltere ve Fransa, Çin'in talepleriyle pek alakadar değildi, onların derdi Almanya'yı cezalandırmaktı. 

Çin'de savaş ağalarının yönetimde olduğu dönemin Beiyang hükümetinin (1912-1928) Versay dayatması karşısındaki aciz ve teslimiyetçi tutumu, gençlerin tepkisini çekiyordu. 4 Mayıs 1919 günü, Peking Üniversitesi ve diğer okullardan çıkan 3 bini aşkın genç meydana doğru yürüyüşe geçti. "Tam bağımsızlık için mücadele et, içerideki hainlerden kurtul" pankartlarına "Versay'ı imzalama" ve "Çin Çinlilerindir" sloganları eşlik etmekteydi. 

Öğrenciler Shangdong eyaletinin Çin'e bırakılması talebinin yanı sıra, yolsuzluğa bulaşmış ve Japon yanlısı tutum izleyen bazı yöneticilerin görevden alınması, Pekin öğrenci birliği kurulması çağrısıyla Tiananmen Meydanı'nda toplandı. Pekin garnizon komutanı ve polis şefi, öğrencileri dağılmaları konusunda ikna edemeyince, öğrenci grupları şehrin güneyindeki elçilik bölgesine doğru yürüyüşe geçti. 

5 Mayıs'ta öğrenciler dersleri boykot ederek tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi. Haziran ayına sarkan protesto dalgası diğer şehirlere de yayılıyordu, 5 Haziran'da Şanghay'daki işçiler, gençlerin yurtsever gösterilerine destek için genel greve gitti. Tokyo'daki üniversitelerde okuyan Çinli öğrenciler de kendi protesto gösterilerini organize etti. Hankou, Changsa, Nanjing, Jinan ve daha pek çok Çin şehrinde protesto eylemleri başladı. 

11 Haziran'da Chen Duxiu, Li Dazhao ve Gao Yihan gibi isimlerin yer aldığı Peking Üniversitesi'nin profesörleri, Qianmen bölgesinde kalabalık meydanları dolaşarak 'Pekin Sakinleri Bildirgesi'ni dağıttılar. Şöyle deniyordu bildiride: "Eğer hükümet kamuoyunun çağrılarını dikkate almazsa, öğrenciler ve işçiler köklü dönüşümler için doğrudan eyleme geçecektir." 

İKİ ÜLKE YİNE EMPERYALİZMİN HEDEFİNDE

4 Mayıs hareketi, Çin için entelektüel bir dönüm noktası teşkil eder. O dönemi yaşamış aydın ve akademisyenler, ilerleyen yıllarda ideolojik olarak ciddi değişimler geçirdi. Öncesinde Çinli entelektüeller arasında Batı tarzı liberal demokrasiye belli bir ilgi görülse de, Versay'ın ardından Marksizm'e ve sosyalizme ciddi şekilde 'kafa yoranların' sayısı arttı. Aralarında ÇKP'nin kurucu isimleri Chen Duxiu ve Li Dazhao'nun da yer aldığı pek çok aydın hızla sola kaydı. Marksizm ilk kez ciddi çalışmaların konusu olmaya başladı. 

Mao Zedong, Ekim 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmiş, aynı yıl Aralık ayında 4 Mayıs'ı Gençlik Bayramı olarak belirlemiştir. Mao, ÇKP'nin kuruluşunda 4 Mayıs hareketinin ne kadar belirleyici olduğunu biliyordu, 4 Mayıs'ın aydınları nasıl sosyalizme yönlendirdiğini, bizzat kendi fikir dünyasında tecrübe etmişti. 4 Mayıs, Çin'de sosyalizmin Sovyetlerden bağımsız olarak gelişen kendine özgü doğasına da dikkat çekiyordu.”

Aradan 102 yıl geçti, bugün bu iki ülke emperyalizmin “soykırım” suçlamalarıyla karşı karşıya Ancak Çin’de 4 Mayıs, Türkiye’de de 19 Mayıs ruhunun tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğünü unutmayalım..

Önceki ve Sonraki Yazılar