Masada ABD’ye Yer Yok

Uluslararası ve bölgesel zirvelerin en ilginç anı aile fotoğrafının çekimi olurdu. Hatta hangi liderin nerede durduğuna bakarak siyasi yorumlar yapılırdı. Bu hafta ardı ardına zirveler düzenleniyor; ancak bu kez fotoğrafta bölünmüş ekran başında bir lider ve ekranda diğer liderler var.

Şüphesiz bu zirveler arasında en önemlisi Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’ydı (RCEP). Anlaşmaya imza atan 15 ülke RCEP’i “Sadece bugünün değil, aynı zamanda yarının da anlaşması" diye duyurdu.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'nin (ASEAN) 37. Liderler Zirvesi kapsamında varılan anlaşmanın tarafları ASEAN üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile birliğin diyalog ortaklarından Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda.

Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olan RCEP, 2,2 milyar insanı kapsıyor. Söz konusu anlaşmanın tarafları küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) üçte birini, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unu ve küresel yatırımın ise yüzde 32,5'ini oluşturuyor.

Özetle NAFTA ve Avrupa Birliği’nden büyük bir ortaklıktan söz ediyoruz. Dikkati çeken özelliği ise ABD ve herhangi bir Avrupa ülkesinin taraflar arasında bulunmaması. Trump yönetimi Trans-Pasifik Ortaklığı'ndan çekilirken, Çin ise dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasının en önemli aktörü olarak öne çıkıyor. Almanya'nın Der Spiegel dergisi konuyla ilgili olarak "ABD ile sert ticaret savaşlarıyla uğraşmasına rağmen bu serbest ticaret bölgesi anlaşması Komünist Çin liderliğinin büyük bir başarısıdır" ifadesini kullandı.

HİNDİSTAN’IN ÇEKİNCESİ

Asya'nın en büyük ekonomilerinden biri olan Hindistan, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Anlaşması'nın müzakere sürecinde bir parçası olmasına rağmen imza atmadı. Kararın arkasında, Modi yönetiminin "Made in India" şeklinde özetlenen ve yerel üreticiyi korumayı amaçlayan kaygıları olduğu belirtiliyor. Buna karşın RCEP taraf olan ülkeler Hindistan'ın anlaşmaya geri dönüşünü kolaylaştırmak için ek kararlar almaya hazır olduklarının altını çiziyor.

Çin'in Global Times gazetesi ise Hindistan'ın stratejik kaygılar nedeniyle RCEP'ye imza atmadığını görüşünde. "Yeni Delhi'nin RCEP'ye kararsız yaklaşımı" başlığını taşıyan makalede şu ifadelere yer verildi:

"Hindistan'ın RCEP'ye katılmamaktaki gerçek endişesi jeopolitik. Çin ile Japonya bölgesel olarak büyük güçlerdir ve RCEP hakkında söyleyecekleri daha fazladır. Hindistan şimdilerde ana kuvvet olma takıntısı içinde bölgesel ya da küresel iş birliğinde dominant bir rol oynamak istiyor. Bu nedenle, başka ülkelerin gölgesinde kalan bir rol oynamak istemeyecektir."

12.BRICS ZİRVESİ

Rusya’nın ev sahipliğini yaptığı 12.BRICS Zirvesinde ise Suriye ve Kore Yarımadası dahil bölgesel sorunlardan terörle mücadele ve ekonomiye çok farklı konular ele alındı. Bölgelerinin önemli ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika dünyanın geleceğini konuşurlarken masada yine ABD yok.

Zirvenin istatistiksel sonuçları da etkileyici; bakanlar düzeyinde 22, üst düzey yetkililer düzeyinde 62 toplantı yapıldı ve 31 belge kabul edildi. BRICS, aslında katı üyelik şartları ve kuralları olan geleneksel bir organizasyondan ziyade bir forum. BRICS'in çoğu programı ve mekanizması salgın sırasında etkili oldu. BRICS'in öncülüğünde 2015 yılında yapılan Bilim, Teknoloji ve Yenilik (STI) Çerçeve Programı, bilim insanlarının ve araştırmacıların Covid-19'a daha iyi yanıt vermeyi kolaylaştırmak için bağlantıda kalmalarına ve bulgularını etkili bir şekilde paylaşmalarına yardımcı oldu.

Mali iş birliğinde de benzer şekilde, Yeni Kalkınma Bankası (NDB), üye ülkelere sağlık ve ekonomik iyileşme olarak bölünmüş 10 milyar dolarlık acil kredi havuzu sağlayan Acil Yardım Programı aracılığıyla "zamanında önlemler" alarak kriz sırasında yüksek verimlilik gösterdi.

YENİ TARZ ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ

Gelecekte BRICS tarafından yeni alanlar keşfedilmesi bekleniyor. Bunların arasında dijital tıp, uzayda iş birliği, Covid-19 aşı araştırması ve üretimi ve yeşil finans bulunuyor. Son Moskova Deklarasyonu, BRICS devletlerinin kısa vadeli çıkarlar peşinde koşmak yerine uzun vadeli hedefler belirleme konusundaki stratejik ruhunu oy birliğiyle teyit ediyor. Zirvede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) mekanizmalarını gözden geçirmeye ve bu kuruluşlara daha fazla temsil gücü ve verimlilik getirmeye dayalı kapsamlı bir küresel yönetim modeli çağrısında bulunuldu. Global Times gazetesine göre, “Beş ülkenin resmi blok statüsü olmaksızın küresel sahnede birleşmiş pozisyonlarını sağlamlaştırmaya hazır olduklarının sözlü bir örneğidir.”

Yine Çin basınına göre, “Serbest yapısıyla bu tür yakın iş birliği, dış politikaya çeşitlendirilmiş bir yaklaşım için alan bırakan ve resmi müttefik ilişkileriyle sınırlamadan, ortak değerlere ve çıkarlara dayalı uzun vadeli stratejik koordinasyon geliştirdiklerinde, yeni bir 21. yüzyıl tarzı uluslararası iş birliğinin öncüsü olabilir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar