Sözcüklerle Çin

Çin, belki de hakkında en çok tanım yapılan ülkedir. “Kadim uygarlık”, “Bisiklet Krallığı”, “Orta Krallık” vb. Hatta Çin'e birçok sıfatının yanında "sihirli kelimeler ülkesi" de denebilir. Zira Çin'in gündemine giren kelimeler bazen 5, bazen 10 yıl bazen de daha fazla gündemde kalıyorlar. Mesela, 1970'lerin sonundan 1990'ların ortalarına kadar Çinli liderlerin konuşmalarında, haberlerde en çok kullanılan kelimeler "reform" ve "dışa açılma" idi. Bazı yıllarda ilk sıraları "çevre dostu" ve "sürdürülebilir gelişme" aldı. Tüm Çin halkının odaklandığı 2008 Beijing Olimpiyatları'nın sloganlarından biri de "çevre dostu olimpiyat" olarak belirlendi.

Çin ile ABD arasında yaşanan gerilim de uluslararası siyaset literatürüne yeni kavramlar kazandırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın koronavirüs ile ilgili olarak “Çin virüsü” ifadesini kullanması akla ilk gelen örnek. “Kazan-kazan”, “sıfır toplam”, “karşılıklı bağımlılık” da çok kullanılan kavramlar. Bu kavramlar bir durumu özetlerken, tarafların eleştiri veya kampanya nesnelerine de dönüşebiliyorlar. Çinli yazar Yu Hua’nın “On Sözcükte Çin” kitabı da bunları düşündürttü.

"On Sözcükte Çin"

Türkiye’de “Yaşamak” ve “Kanını Satan Adam” romanlarıyla bilinen Yu Hua’nın bu kitabı deneme türünde kabul edilebilir. Yazar Çin’in Kültür Devrimi (1966-76) yillarından bu yana geçen dönemde öne çıkan, en çok kullanılan kavramlarla Çin eleştirisi yapıyor diyebiliriz. Hatta kitabın tanıtımında “alternatif tarih okumasına katkı” olduğu öne sürülüyor. Nobel ödüllü Mo Yan ile birlikte günümüzde Çin’in en çok tanınan iki yazarından biri olan Yu Hua’nın çok sayıda uluslararası ödülü var; James Joyce Ödülü’nü kazanan ilk Çinli yazar.

Yazarın Çin’i değerlendirdiği 10 sözcük şöyle sıralanıyor. Halk, lider, okumak, yazmak, Lu Xun, farklılıklar, devrim, avam, taklit ve kandırmaca. Bunları yazarken etkilendikleri dikkat çekici. Antik Yunan ozanı Homeros. Yazar, “kör Homeros”un “Tanrılar, kaderin talihsiz ağlarını gelecek nesillerin söyleyecek şarkıları olsun diye örerler” sözlerini hatırlatıyor. Bir de Çinli filozof Mengzi’nin “Hayat ızdıraptan çıkar, ölümse huzur ve neşeden” sözlerini. Yazara göre, “Homeros ve Mengzi, farklı zaman ve farklı mekanlardan gelmelerine, farklı bakış açılarına sahip olmalarına rağmen, aynı iyimserlikle bugünkü talihsizliğimiz ve ızdırabımızla buluşmuşlardır.”

Çağdaş Çin’i kapsamlı bir şekilde anlatmaya kalksa bu çabasının son bulamayacağını belirten yazar bunun Binbir Gece Masalları’ndan bile uzun süreceği görüşünde. O nedenle günlük hayattan başlıyor. Basit ve önemsiz görünse de günlük hayatın heyecan verici geniş bir yelpazesi var. “Siyaset, tarih, ekonomi, toplum, kültür, anılar, duygular, arzular, mahremiyet ve benzeri şeylerin hepsi günlük yaşamımızda kendi şarkılarını cıvıldarlar. Orman derin; ne çeşit kuş ararsan var.”

Önceki ve Sonraki Yazılar