Tarih Sosyal Medyada Yazılmıyor

Batı basınında ve sosyal medyada Çin’e karşı algı operasyonu her alanda sürüyor. Hatta Arsenal’in Mesut Özil’i kadro dışı bırakmasının vebali bile Çin’e yüklenmeye çalışılıyor. Mesut Özil’in pandemiden dolayı ücretinde indirim yapması talebini geri çevirdiği es geçiliyor.

Son günlerde sosyal medyada Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’a yönelik tepkileri Çin’e de yönlendirme çabaları var. Çin’i İslamiyet düşmanı çabalarını görünce 15 yıl öncesinden bir haber aklıma geldi:

“Aşınma ve çürüme tehlikesi altında bulunan Çin'deki en eski el yazması Kuran-ı Kerim'in korunması için 440 bin yuan (54 bin 300 ABD Doları) ayrıldı. 

Qinghai Eyaleti Kültürel Eserler Bürosu Müdür Yardımcısı Ma Weimin, Devlet Kültürel Miraslar İdaresi tarafından ayrılan bütçenin halkın ziyaretine sunulması için kutsal kitabın kopyasının hazırlanmasında ve orijinal kopyasına da vakum bakımı yaptırılmasında kullanılacağını kaydetti. 

Şu anda Çin'in kuzeybatısındaki Qinghai eyaletine bağlı Xunhua Salar Özerk İlçesi'nde bulunan Jiezi Camisi'nde korunan ipek kaplı Kuran-ı Kerim kopyasının 700 yıllık olduğu ve 30 cilt ve 867 sayfadan oluştuğu bildiriliyor. 

Çin'deki en eski ve tek el yazması Kuran-ı Kerim'in incelenmesi için geçen yıl Ekim ayında Jiezi Camisi'ne 6 ilahiyatçı ve eski eser uzmanı yollandı. Bu inceleme sırasında söz konusu Kuran'ın kopyasının bulunduğu odanın bir gölcüğün yanında olmasından dolayı sürekli nemli olduğu tespit edildi. Yetkililer kopyanın bazı sayfalarının sarardığını ve çok hassaslaştığını ve bazı yerlerin zor okunduğunu belirterek, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda eserin 10 yıl içinde çürüyebileceği uyarısını yaptılar. 

Camide Kuran'ın ve diğer dini materyallerin korunması için özel havalandırmalı bir oda yapıldığı bildirildi. 

Söz konusu 700 yıllık Kuran-ı kerim, 1954 yılında bir sergide sergilenmek üzere Suriye'ye gönderilmişti. 

Bölgede yaşayan ve Çin'deki 55 azınlık milliyetten biri olan Salarlar, kabileler arası savaşlardan dolayı 700 yıl önce Kuran taşıyan beyaz bir deve ile Orta Asya'dan Çin'e geldiler. “

ÇİN, FRANSA DEĞİL

Çin’i sadece bir devlet olarak görmemek gerekir, aynı zamanda dünya tarihinin önemli bir bölümünü içinde barındıran bir medeniyet. Yine 15 yıl öncesine ait bir haber bunun güzel bir kanıtı:

“Çin'in ilk imparatorunun Yeraltı Ordusu olarak adlandırılan mezarının yapımında bir yabancı çalıştırdığı ortaya çıktı. 

Çinli bilim adamları Xian şehrindeki Yeraltı Ordusu mezarından alınan 15 DNA örneğinden birinin bir Avrupalıya ait olduğunu ve bunun 2200 yıl önce Orta ve Uzak Doğu Asya arasındaki temasların kanıtı olduğunu belirttiler. 

Çin'i birleştiren ve Çin Seddi'nin inşasını başlatan Çin Hanedanı'nın ilk imparatoru Qin Shi Huang kendisi için 8000 kadar gerçek boyutta asker ve at heykeli ile korunan mezar yapılmasını emretmişti. 

Mezarın yapımında çalışanların DNA örneklerinden birinin 20'li yaşlarda ölen Avrasya'nın batısında yaşamış bir Avrupalıya ait olduğu görüldü. 

Fudan Üniversitesi'nden arkeologlar "Çin'in ilk yabancı işçisinin" DNA örneğinin özelliklerinin Zerdüştler, Kürtler ve Farslarda bulunduğunu kaydetti. 

Söz konusu kişinin göçmen olduğu ve kuzeyde göç ederken yakalanıp, güneyde 700 bin kişinin çalıştığı mezar inşasına gönderildiği sanılıyor. 

Çinli arkeologlar Asya'nın doğu ve orta kesimleri arasındaki temasların Han Hanedanı (M.Ö. 206 - M.S.220) döneminde başladığını ve DNA verisinin de bazı temasların hanedanın başlarında gerçekleştiğini gösterdiğini belirttiler.”

Özetle, tarih sosyal medyada yazılmıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar