Bir Duayenin Ardından...

Hakeden insanlar vardır…

Sevgiyi, saygıyı, mutluluğu, özeni, itibarı, değeri…

Bir de duayen kelimesi vardır anlamı halk arasında; “bir işi en iyi yapan, bir işin ustası”.

İsterseniz hemen şimdi duayen diye Google’da bir arama yapıverin, karşınıza Bekir Coşkun ile ilgili paylaşımlar çıkacak.

Ben de gazetecilikteki duayenimiz sevgili Bekir Coşkun’dan bahsetmek istedim.

Ölümüyle hepimizi derinden üzdü ve derin bir nefes alıp O’nu düşündüm.

Yazılarını, görüşlerini, paylaşımlarını, gülen yüzünü…

Hem insanımız hem de hayvan hakları için etkisi kuşaklar boyu süreceğine inandığım yazılarını…

Hiçbir zaman dürüstlükten ödün vermeyen, lafını esirgemeyen, hiçbir iktidara yalakalık yapmayan ve deyim yerindeyse “dokuz köy”den de kovulan, bu nedenle de köşe yazısının başlığı “Onuncu Köy” olan bir duayendir Bekir Coşkun.

Hayat hikayesini bilmeyenler için araştırıp okumalarını isterim.

Neden isterim biliyor musunuz ?

Çünkü hayat hikayesi ülkemizin yaşadıklarını anlatır, insanı anlatır, doğayı, hayvan sevgisini anlatır.

Ne zaman bir hayvana eziyet edilse “Can”ım yanar ve sevgili Bekir Coşkun’un hayvan hakları için mücadelesi gözümün önüne gelir.

Güle güle sevgili Bekir Coşkun, güle güle…

Mesleğimiz gazetecilik için çabalarını asla unutmayacağız.

Doğru bildiğimiz yolda çekinmeden yazmaya, söylemeye, değiştirmeye çabalayacağız.

Aklımızda hep insana, hayvana ve doğaya saygılı bir haber portalı kurmak vardı ve biz de PencereTV’yi kurduk.

Yayınlarımızda insanımızı, hayvan haklarını, doğayı savunuyoruz.

Hakettiğimiz gibi insanca yaşayabilmek adına doğruları söyleyip yanlışları anlatıyoruz.

Ve bu ilkeleri mesleğimizin duayenlerinin çizdiği yolda yılmadan, korkmadan yapıyoruz, yapacağız.

Duayenimiz Bekir Coşkun’a Allah’tan rahmet, sevgili eşi Andree Coşkun başta olmak üzere ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar