Seni Unutamıyorum Çakıl'ım...

Sen ben de ben sendeyim…

Hande'nin sesi ürkek ve titriyordu sanki telefonun ucunda...

“Buldum sonunda Abadan...

Bir Golden Retriever...

Görsen nasıl da güzel...

Barınaktan...”

O kadar heyecanlandım ki anlatamam...

Eve gidesim vardı, hemen hem de o anda gidesim vardı...

Bir an önce onu görmem lazımdı.

Yüreğim hızlı hızlı çarpmaya başladı.

Avuçlarım terledi...

Kan dolaşımından olsa gerek, kıpkırmızı olduğumu hissediyordum bedenimdeki ısıdan; terden...

Yüzüm hatta bedenim yanıyordu sanki...

Ama işte iş güç...

Olmadı gidemedim..

Akşamı bekledim ama dostlar...

Kapı önünde Akomu, Egemi bekler gibi doğumhane kapısında...

İş olunca tabii ki…

Akan sular durdu...

Bastım deklanşörüme...

Yazdım haberimi…

Yayına verdim fotoğraflarımı…

Ama sanki karelerim (Fotoğraflarım)

Haberim bambaşkaydı…

Her zaman ki gibi coşkulu ama bir farkı var dı yaaaa.

Nasıl yazayım..

Nasıl kelimelere dökeyim bilemedim...

Fotoğraf makinam...

Objektiflerim..

Bilgisayarım...

Hepsi bambaşka AŞKLA çalışıyordu.

Aklım Handem'de...

Aklım barınaktan bize gelen yeni misafirdeydi...

Yüreğim yerinden çıkacak gibiydi...

Sanki Handem'e AŞIK olduğum ''O gün'' gibiydi...

Karnımda, bedenimde ''Kelebekler Dans'' ediyordu sanki...

Marşa bastım..

Hande hanımefendi aradı…

Neredesin dedi...

Sahil Yolundayım dedim...

Kahkaha attı.

Abadan; İzmir'de değilsin...

Burası Ankara

Sen herhalde Konya Yolundasın dedi...

Kapadı...

Uleynnnn

Kafa ben de bin beşyüz...

Hızlı ama trafik kurallarına uyarak.

Yani...

Hemen kemerimi takarak...

Aynaları kontrol ederek...

Diğer arabaları gözetim altında tutarak eve vardım...

Eski TBMM Lojmanları..

Arabayı park ettim ama;

Arabam mı beni park etti...

Ben mi arabamı park ettim...

Orası hala ''Meçhul...''

Anahtarımı kapıya inanın ki zorla sokabildim ve çevirdim...

Uleynnnn

Evde çıt yok...

Salona doğru yöneldimmmmmmm.

Aman Yarabbim..

O kadar çoşkulu, o kadar apar topar eve girmişimdi...

Ürkek bir çift göz bana bakıyor...

Handem'e baktım...

Gözleri ona evlenme teklifi ettiğim kadar parlak;

Bir o kadar da gizemli ve sevecen...

Onunla göz göze geldim...

Ürkekti benim gibi...

O da ben de ürkektik yani...

O bana baktı; ben de O'na

Sımsıcacık oldu yüreğim...

Sanki o anda duracak gibi...

Küt küt atmadı kalbim...

Yavaşladı küüüüt...

Küüüüüüüüüt...

Gözlerimi ondan ayıramıyordum...

Yere eğildim...

Kucakladım O'nu...

Hafifçe yere eğdim...

Bana baktı ve...

Dişlerini bir anda sağ alnıma, alt çenesi ile de sağ çeneme geçiriverdi...

Alnımdan aşağıya kan akmaya başladı;

Çenemden de boynuma...

Sıcaklığı vardı kanımın, bedenimde…

Gözlerinin içine bakıp O'na dedim ki:

''Sakın buna üzülme olur... Sakın benden korkma...

Beni korktuğun için ısırdığını biliyorum... Olsun

Sakın ama sakın üzülme''

Deyiverdim...

İnanın bana canım hiç acımadı…

Alnımdan ve çenemden akan kanın hiç bir önemi yoktu...

Bu ilk karşılaşmaydı...

-Ben Abadan deyiverdim…

Eşim Hande hanımefendi...

Bu da ağabeyin Ege

O'nun ismi ne dedim!..

Jackie dedi...

O bana baktı ben de O'na...

Eşim ''Bana bir mektupla Jackie'yi teslim ettiler. Sen gelmeden okumak istemedim hayatım'' dedi...

Başladı okumaya mektubu..

whatsapp-image-2020-06-02-at-10-11-08-001.jpeg

İçerik vermem hatalı olur ama özetlemem lazım...

Jackie'nin sahipleri bir Kocaelili aile. Meslek vermeyeceğim..

Bir trafik kazası oluyor, beyefendi ve ailesi bu trafik kazasında vefat ediyorlar.

Jackie'yi bulanlar.

Onun ailesinin başında bulup; bir barınağa veriyorlar.

Jackie, onların başından hiç ayrılmamış dostlar; bilin istedim…

Titriyormuş sahiplerin başında ama hiç ayrılmamış kaza yerinden...

Mektubun diğerleri özel onları yazamam...

Sadece şu not çok önemliydi...

Jackie, gök gürültüsünden korkar ne olur anlayışlı olun...

Uleynnn İzmirli balık burcu ben koca dev adam gümbür gümbür ağlamaya başladım…

Üstüne üstlük de Fenerbahçeli.

Ama Çarşı’ya ‘’Saygı’’ duyan (Gezi)

Millet sanır ki Jackie ısırdı.

Canı yandı ondan ağladım...

Jackie'nin kulağını (şu anda yalan olmasın sağ veya sol kulaktı)

Jackie; (Sakın Korkma... Sakın benden ve ailemden korkma aslanım...

Isır yine ısır ama asla bizden korkma...

İnanın inanmayın çok da bana tın değil...

Beni anladı Jackie..

Sakinledi.

Eşim Hande hanımefendi...

Alnımı ve boynumdaki kanları silmek istedi...

Hayır bekle deyiverdim...

Bana baktı Jackie..

Ben de O'nun gözlerinin içine..

Taaaaa; kalbinin içine baktım..

O da sakinledi...

Ben de...

Karnımdaki...

Bedenimdeki Kelebeklere..

Artık sakinleyinnnn ya kelebekler dedim...

Hande hanım;

İsmi Çakıl olsun dedi...

Dudaklarına öpücüğü konduruverdim...

İşte dostlar; canlar Çakıl’la ilk tanışmamız böyleydi...

Yıllar yılları kovaladı...

Cana cann.

Kanıma kan oldu Çakıl.

Yol arkadaşım oldu.

Kimi zaman da 39 derece ateşte ayaklarımı yalayıp beni tedavi eden adam oldu Çakılım...

Benim aşkım..

Benim nefesim.

Benim İzmirli Kabadayım oldu

Eşim Hande hanımın seslenişi ile de;

Gururlu ADAM...

ADAM gibi ADAM...

Aşkın bana tarifini sorsalar şimdi;

Handem derken Çakılım da derim...

Nefes neden alıyorsan derseniz bana..

Akınım, Egem ve Handem için derim...

Ama bana önceliklerimi soracak olursanız eğer;

Muazzez Abadan, Muzaffer Abadan, Aslım ve Deniz Gürol derim...

Bana Özel olanlar da var…

Bora ailesi derim…

Rıza özel derim…

Tartan derim…

Berkman derim…

Ve asla unutamayacağım…

Öküzcüoğlu ve havarisi derim…

Derim de derim…

Göz-Göz Remzi derim..

Engin Eren, Koko derim…

Ama FİGO derim…

GÜN soyadı derim…

Siz bana bakmayın ben derim de derim…

Ben de kalp GÖKDELEN herkese yer var. (Handem senden çaldım trip atma…)

İzmirli olunca, Çeşmeli olunca AŞK'ta...

SEVDA da farklı yaşanır eee dostlar...

***

Bugün Çakıl'ın yaşadığı bahçede...

Ben kazma sallarken;

Kumları o kahrolası kürekle sağa sola sallarken;

Tek başımaydım...

Eşimin üzülmesini, yakınlarımın bana destek olmasını asla istemedim...

Gözyaşlarım...

Önce kazmanın sapına döküldü...

Sonra öfke ile kumları salladığım küreğe...

Ne de güzel kimse yoktu yanımda...

Avazım çıktığı kadar ağlıyordum.

Kimse Abadan'ın bu kadar zayıf olduğunu görmesini istemedim belki de...

Evet ben acizdim...

Ben kimsesizdim..

Ben yapayalnız kalmıştım sanki hayatta...

Sadece ÇAKILIM ve ben Abadan...

Onun ismi benden öte...

***

Bir AŞKtı...

Bir Yol Arkadaşlığı...

Bir nefesti

Bana ÇAKIL...

Bi TUTKU...

Uleynnnnn

Ne yazayım

Ben AŞIK'tım ona...

Canım Çakılım güzel gururlu köpeğim benim...

***

Yalnızım

Aşkım Çakıl'la..

Baş başayım...

O ve benim ona kazdığım çukurla baş başayım...

***

Kazdığım çukur ve Çakılım...

Aklımı kaybetmek istemiyorum...

Allahım bana güç ve Kuvvet ver...

Allahım...

Nasıl bir acıdır bu leynnnnnnnnnn

***

Canım ÇAKIL'ın vefatında bile İNSANLAR'a bir şeyler

öğrettin ya

Bu da bana yeter...

***

Canım bitanem Çakıl'ımmm benim...

Nefesim, kabadayım, yakışıklım...

İzmirlim...

Bitanem...

Yol Arkadaşım...

Çakılım Benim...????????

Adı: Çakıl

Soyadı: Abadan

Golden Retriever: 16 yaşında Yüreğimde...

Damarımdaki kan gibi...

ADAM gibi ADAMDI...

O artık yok ve ben YAPAYALNIZIM

Önceki ve Sonraki Yazılar