Sıcak Analiz

İnsanların bakış açısı genellikle yaşadığı ortamın penceresinden baktığında ‘gördüğünden’ ibaret oluyor.

Önemli olan bakış açısını değiştirebilmek ve doğru olanı görebilmek.

20 yıllık kesintisiz bir iktidar süreci yaşayan AKP’nin ‘doğru’ olanı bir türlü göremediğinin herkes farkında.

Her ne kadar seçimler 2023 yılında yapılacak dense de, Türkiye gibi bir ülkenin, her an değişen gündemine ve gidişatına iktidarın artık dayanılabileceğini düşünmüyorum.

Muhalefet, ülkenin mevcut durumunun sürdürülebilir olmadığını her ortamda dile getiriyor ama iktidar sanki hiç bir sorun yokmuşçasına 2023’ü işaret ediyor.

Türkiye hala bir yap-boz şekliyle yönetiliyor.

Daha yeni bir haber gündeme düştü.

Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun (TRT) “Yönetim Kurulu” başlıklı 536. maddesi yeniden düzenlenerek, TRT’nin yönetim yapısında değişikliğe gidildi. Yönetim Kurulu üye sayısı da 9’a çıkarıldı.

Yeni düzenlemeyle, önceki yönetmelikte “Genel Müdür, Yönetim Kurulu’nun başkanıdır” ibaresiyle aynı isim tarafından yürütüleceği belirtilen TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü fonksiyonları ayrıldı.

Böylece Yönetim Kurulu Başkanlığı “karar organı”, Genel Müdürlük ise “icra organı” olarak faaliyet yürütecek.

Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan kararla da, İbrahim Eren'in 4 yıllık görev süresinin dolmasıyla boşalan TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü ile yönetim kurulu üyeliklerine atamalar yapıldı.

Eski nesil hatırlar, TRT Genel Müdürlüğü için bir adaylık süreci yaşanır, adaylar belli olduktan sonra belirlenen 3 aday arasından bir kişi ‘seçilerek’ belirlenirdi. Kendi içinde bir düzeni ve belli ölçüde de olsa demokratik bir yanı vardı.

Genel Müdür seçildikten sonra birlikte çalışacağı ekibini kurardı.

Peki ya şimdi? Şimdi olan ise Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Genel Müdürü ‘atadım oldu’ anlayışıyla işler yürüyor.

Dikkat çekici çok önemli bir diğer nokta ise TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TRT Genel Müdürlüğü fonksiyonlarının ayrılması. Yani karar organı ve icra organı ayrıldı. Çok enteresan bir yaklaşım!

Muhalefetin yeni anayasa çalışmaları kapsamında temel anlayışı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yerine Güçlendirilmiş Parlamenter sistem oldu.

TRT Genel Müdürünün değişiminde bir anlamda bu yaklaşımın bir yansıması ilginç bir şekilde kendini gösterdi. Ama muhalefetin kastettiği tabii ki bu değil.

Karar ve yürütmeyi ayırmalarının sebebi ne olabilir acaba ? Bence yine iş bilmezlik, iç çatışmalar, denge gözetmeler…

İnsanın aklına neler geliyor neler?

Sadece şunu söyleyeyim siz gerisini anlayı : İktidar her alanda seçime hazırlanıyor.

Ben gördüğümü söyledim…

Önceki ve Sonraki Yazılar