Muzaffer Abadan

Muzaffer Abadan

Müthiş Derbinin Ardından…

Galatasaray Fenerbahçe derbisi, neden dünyada önemli derbilerden olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi.

52 bin taraftar önünde sarı kartların kırmızı kartların havada uçuştuğu, güzel gollerin olduğu ve özellikle ilk yarısında izlenmesi çok keyif veren bu maç için her iki takımı da kutluyorum...

Maça gelince Pereira'nin 3’lü defansta ısrar etmeyip (belki de yukarıdan gelen baskı nedeniyle de olsa) 4’lü defansa geçmesi ve Sosa – Mert Hakan – Mesut – İrfan Can ile maça başlaması gerçekten büyük riskti. Çünkü bu orta saha dörtlüsü topu ayağında tutabilecek, pas alışverişini çok iyi yapabilecek ancak fizik – kondisyon bakımından yetersiz kalabilecek oyunculardan kuruluydu. Bu fizik yetersizliği de 60. dakikadan sonra hissedilmeye başladı ki Pereira o dakikadan sonra orta sahadan Sosa ve İrfan Can’ı çıkararak Osayi ve Crespo ikilisini oyuna alarak çok yerinde bir hamleyle orta saha dengesinin bozulmasını engelledi.

İlk yarı sona erdiğinde 6’sı futbolculara 2’si de aşırı itiraz nedeniyle teknik direktörlere olmak üzere 8 sarı karta sahne oldu. Futbol teması bol bir oyun. Fakat hakemlerimiz faul kararlarında ve kart renklerinde aynı pozisyona farklı yorum yaparak düdük çalıyorlar. Bu durum da hem futbolcuları hem teknik direktörleri bazen çileden çıkarabiliyor. Bunu artık standarda getirmek ve ortak paydada buluşmak gerekiyor.

Gelelim maça…

İlk başta Ferdi'den bahsetmek istiyorum. Hani derler ya “Her eve lazım” diye. Aynen öyle bir oyuncu. Allah nazardan saklasın. Her geçen gün kendini geliştirmeye devam ediyor. Buradan A Milli Futbol Takımı teknik direktörü Kuntz’a da bir hatırlatma olarak iletelim. Ferdi’yi, A Milli Futbol takımımıza mutlaka kazandırmasını bekliyoruz.

İkinci olarak kaleci Berke… Müthiş bir özgüvenle oynadı. Oynaya oynaya çok daha iyi performans göstereceğini de bizlere sundu... Özellikle 11, 46, 69, 80 ve 89’ncu dakikalarda yaptığı mucizevi kurtarışlarla Fenerbahçe’nin ayakta kalmasını sağladı...

Galatasaray 16. dakikada, bu sezon Avrupa’da sık sık denediği, üzerine çalışılmış bir organizasyonla tek topla çok hızlı çıkarak topu 3’ncü bölgeye aktardı. Morutan’ın pasıyla son haftaların formda ismi Kerem'in usta işi vuruşuyla 1-0 öne geçti.

31. dakikada golden sonra baskıyı artırarak farkı açmak isterken Fenerbahçe ceza yayında kaptırdığı topta İrfan Can’ın tek topuyla hareketlenen Mesut Özil ile beraberlik golünü ağlarında gördü. İlk yarı 1-1’lik skorla kapandı...

İkinci yarı Fenerbahçe’de Kim Min Jae ve Berke'nin cansiperane müdahaleleri ile Galatasaray’ın bunaltan baskılarında takımlarını serinletti.

Maç öncesi Pereira'ya “1 puan alın oynamayın” desek sanırım hemen kabul eder ve çok sevinirdi.

Dakikalar 93’ü gösterdiğinde Rossi ile paslaşmasında ceza sahasına giren Crespo, Muslera'nın sağından topun her iki direği de öptüğü sert şutunda Fenerbahçe'nin bu zorlu deplasmandan zafer le ayrıldığını müjdeliyordu.

Gol sonrası yaşanan tartışmalar ve Fatih Terim’in agresif tavırları maçın tüm havasını bozsa da izlemekten keyif aldığımız bir derbi mücadelesi oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.