Anadolu'nun Ahmed Arif'i

“Vurulsam kaybolsam derim/ Çırılçıplak, bir kavgada/ Erkekçe olsun isterim/ Dostluk da, düşmanlık da…”

(Ahmed Arif)

***

"İnsanlar ölümlü tanrılar, tanrılar ölümsüz insanlardır’’

Hermes, sanki bin yıllar öncesinden Ahmed Arif için söylemiş sözü…

Yaşamın kuralı ve doğal sonucu nerede, nasıl olursa

olsun; bir gün ölümle veya ölümsüzlükle kucaklaşacaktır insan.

Önemli olan insan soyunun onuruna yakışır bir biçimde yaşamak,

deniz kaplumbağaları gibi yüzyıllar boyunca değil…

Solucan gibi yaşamak hiç değil.

Yüreğindeki dinamit patlayan Ahmed Arif,

insan soyunun en onurlu yaşamlarından

biri ile fizik olarak 30 yıl önce göçtü bu dünyadan.

***

‘’Şiir ağacında bir dal kırıldı

Bir yaprak düştü toprağa

Ve bir şair terketti orasını’’

Ölüm haberinin duyulmasından hemen sonra Recai Atalay’ın bu dizeleri ile yaşamaya başlamıştı Ahmed Arif.

Kim bilir nice ozanımız, yazarımız daha binlerce dize, binlerce sayfa yazacaktır Ahmed Arif için.

Yüzbinlerce, milyonlarca insan Ahmed Arif’in dizeleri ile işkencelere, cezaevlerine, ölümlere direnirken, dünyanın en soylu direnişinden emekçi halkından yana mücadele veren Ahmed Arif de giderek ölümsüzleşecektir.

‘’Halkının mazlum ve gariban’’ bir ozanı olmakla öğünen Ahmed Arif için böyle olmak da yüce bir onurdur."

***

İlk ve tek şiir kitabı "Hasretinden Prangalar Eskittim’’in şairi, kendi deyimiyle ‘’canlı  elvan ve gürül gürül halk dilinin türküleri, ağıtları, masallarıyla besler şiirlerini…"

Şair Gülten Akın ​​​​​​​"Onun şiiri umudun, inceliğin, korkusuzluğun şiiridir" der ve devam eder;

"Ekleyeceğim; onun şiiri onurun ve alçakgönüllülüğün, derinliğin ve yalınlığın bile şiiridir. Bu özellikler, sonradan edinilme değil, doğululuğun genel özellikleridir.

Akıl ve yürek bir olmuştur. Hayat, en acı, en umutlu deneylerini sermiştir.

O benzersiz bir ozan!.."

***

O bir dağlıdır.

O bir dağ çiçeği kadar dayanıklı, direngen ve güzeldir.

Zulme, namussuzluğa ve kahpeliğe mavzer kurşunu gibi direnen çarpıcı bir ozandır.

"Akşam erken iner mapusaneye/ İner, yedi kol demiri"

O, sadece bir ozan değil; yiğit, yakışıklı ve onurlu dizeleri ile dünyaya başkaldırandır!..

O, sevdiği kadın Leylâ'sını 20 yıl bekleyip, görmeden dahi seven, mektup yollayacak para bulmak için hamallık bile yapandır.

O sevdiği kadın için;

"Kendine iyi bak. 

Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni..." yazmıştır. 

O bize ,

"Usta, sen ne güzel sevmişsin be!" dedirtendir.

"Genciz, namlu gibi

Ve çatal yürek

Barışa, bayrama hasret..​​​​​​​." dizeleriyle

Anadolu'nun Ahmed Arif'idir o!..

O, hep demiştir;

"Şiir önce bir güzellik duygusudur..."

Bugün Ahmed Arif'in 30. ölüm yıl dönümü.

Saygı ile anıyoruz... 

***

İÇERDE

Haberin var mı taş duvar?

Demir kapı, kör pencere,

Yastığım, ranzam, zincirim,

Uğruna ölümlere gidip geldiğim,

Zulamdaki mahzun resim,

Haberin var mı?

Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,

Karanfil kokuyor cigaram

Dağlarına bahar gelmiş memleketimin.

#AhmedArif #HasretindenPrangalarEskittim.

whatsapp-image-2021-06-02-at-22-27-13.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar