Kadınlar; Anamız, Bacımız, Yârimiz

1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk Konya’da kadınlara şöyle sesleniyordu;

“Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmak, hayatımızı onlarla birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlaki, sosyal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı ve destekleyicisi yapmak gerekir.”

Dünyada kadınlar henüz haklarını kazanma kavgası verirken Cumhuriyet'in ilanından sonra Türk kadını, Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle 1926’da ekonomik sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur. 1934’de de seçme ve seçilme hakkını birçok batılı ülke kadınlarından çok daha önce kazanmıştır.

***

Türk kadını için varoluş kavgası haklarını elde ettikten sonra başladı. Haklarını kazandığı o günden bugüne; haklarını ve sosyal hayattaki yerini korumak ve bunu kabul ettirmek dışında erkek egemen toplumumuzda, toplumsal cinsiyet normlarını ve kadınları geri plana itmeye zorlayan gelenekleri değiştirmek içinde mücadelesi hiç bitmedi.

***

Kadının yok sayıldığı başka bir ülkenin en büyük şairinden biri Füruğ Ferruhzad, “kendi varlığımın sesi olayım dedim, yazık ki kadındım” der şiirinde.

Dünyanın herhangi bir yerinde nedenler farklı da olsa kadın olmak zordur ve bu zorluklar bazen Füruğ’un kaleminden bir şiir olur uçar başka bir memleketin kadınına yol gösterir, bazen Frida Kahlo’nun elinde azmin ve mücadelenin resmi olur gider bir başka kadının kavgasına renk katar…

***

Bir gece yarısı tek imza ile hukuksuzca "İstanbul Sözleşmesi", feshedildi.

45 ülke içinde -sadece- Türkiye imzasını çekti.

Oysa 550 milletvekilinin onayını almıştı mecliste. 

O sözleşme ki şiddet gören, istismar edilen kadınlarımızın güvenliğiydi. 

Ortaçağ gericiliğine karşı çıkıyordu.

Bu yüzden yobazların, tarikatların, cemaatlarin hedefindeydi.

***

Kadınlarımız kitleler halinde karara tepkilerini meydanlarda veriyorlar.

Kaderine razı olmayan, "söke söke hakkımızı alırız" diyerek üreten, emek veren, zorluklar için hayatta var olmaya çalışan, dünyayı güzelleştiren kadınların yanında yerimizi aldık bizler.

Eşitlik ve özgürlük mücadelelerinde baş eğmeyen koca yürekli kadınlarımızı hep destekledik.

Kimsenin kuşkusu olmasın.

Bu direnişlerinde de yanlarındayız.

Katileri değil kadınlarımızı savunacağız.

Kadın katliamlarını değil!..

Her gün kadın cinayetleri işlenen bir ülkede de utançla yaşanamaz!..

***

Şairin selamıyla;

“Selâm olsun sırtında dünyayı taşıyan kadına !

Selâm olsun göğün yarısına

Selâm olsun kavganın gülen yüzüne

Selâm olsun

Gül olana gül kokana.

Zalime zulme siper olana

Kadına

Selâm olsun.”

(Yaptığı açıklamayla, kadınlar ve kız çocukları için toplumumuzu aynı noktada olmaya davet ederek İstanbul Sözleşmesi'ni savunan Fenerbahçe Kulübü'nü kutluyorum.)

Önceki ve Sonraki Yazılar