PencereTV Diyor ki

PencereTV Diyor ki

Yine geri sardık!

Değil Türkiye’nin, tüm dünyanın gündemi olan koronavirüs meselesi bitti de bizim mi haberimiz yok ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülke bir yandan koronavirüs salgını bir yandan da ekonomik krizle boğuşurken yine temcit pilavını ısıtıp önümüze sürdü.

Neymiş? İş Bankası'ndaki CHP hisseleri Hazine'ye devredilmeliymiş…

Ülkeyi yönetenlerin çözmeleri gereken problem buymuş meğer. Çünkü her şey güllük gülistanlık !

Mustafa Kemal Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hisseleri CHP tarafından temsil edilmeye devam edecek elbette çünkü hukuk bunu söylüyor.

Hukuk bölümüne birazdan değineceğiz elbette ama konuyu daha iyi kavrayabilmek adına bazı bilgileri paylaşmakta fayda var.

Atatürk 5 Eylül 1938 tarihli bir vasiyet mektubuyla İş Bankası’ndaki yüzde 28,08’lik hisseyi yıllık gelirleri Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’na verilmek üzere CHP’ye bıraktı.

Yani burada CHP’nin aldığı hiçbir para falan yok. CHP, İş Bankası Yönetim Kurulu’ndaki 4 üyesi aracılığıyla kendisine ait hisselerin yıllık gelirlerinin iki kuruma gitmesini denetliyor. Yoksa bankayı bankacılar yönetiyor zaten.

Hadi hafızamızı bi yoklayalım.

1950’lere gidelim önce…

Demokrat Parti iktidarında hisselerin Hazine'ye devri yasası”nı hatırlayalım.

1953'te DP iktidarı AKP’nin benzer gerekçeleriyle bir yasa çıkarıp hisseleri Hazine'ye aktarmıştı.

1960 anayasasına dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne yapılan itiraz sonucu, 1963 yılında hisseler yeniden CHP'ye geri döndü.

1980’lere gidelim bir de…

1980 askeri darbesi sonrası tüm siyasi partilerin kapatılıp mallarının Hazine'ye devri sırasında askeri yönetim, 1981 yılında bu hisselerin Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na devrini sağlamıştı.

CHP yeniden kurulup faaliyete başladıktan sonra yapılan itiraz üzerine bu kez Yargıtay, hisselerin yeniden CHP'ye devrine karar verdi.

Yani hukuk iki kez “HAYIR” dedi bu girişimlere…

Şimdi işin ekonomik ve siyasi boyutunu biraz daha açalım.

Bazı köşe yazarları "İş Bankasında CHP'li kadrolaşma var mı?" diye yazmaya başladı.

Vakıfbank, Halkbank, Ziraat Bankası, İller Bankası…

Cumhurbaşkanı “İş Bankası milletin olsun” diyor ya.

Peki buradan net bir soru soralım. Sizin için millet kavramı AKP’den mi ibaret acaba ?

Vakıfbank’ta 4, Halkbank’ta 3, Ziraat Bankası’nda 2 Yönetim Kurulu üyesi, AKP’nin eski vekili veya partilisi.

Bunun bilinmediğini mi düşünüyorsunuz? Tabii kimse yazmayınca bilinmiyor sanılıyor.

Peki ya İller Bankası (İlbank)?

Bankanın 7 Yönetim Kurulu üyesinin 5’i AKP'li.

Bir önceki yazımızda iktidara açık çağrıda bulunmuştuk: “Artık siz normalleşin” diye…

Ama Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamalar “aynı tas aynı hamam” dedirtiyor bizlere.

İş Bankası'ndaki Atatürk hisselerinin temsiliyeti nedeniyle partiye bir kaynak aktarılmadığını AKP de kabul ediyor. Ama buradaki temsiliyet bile zor geliyor demek ki.

Hedefin ilk bölümü siyasi. Peki ikinci bölümü? O da ekonomik. Bir taşla iki kuş hesabı.

İş Bankası'ndaki CHP hisselerinin Hazine'ye devrinin amacı, bankanın Varlık Fonu'na devredilmesi için yolun açılması.

Hisseler Hazine’nin uhdesine alındığında, İş Bankası’nın Varlık Fonu’na devredilebilmesinin önü açılmak isteniyor.

Ekonominin durumu malum.

İş Bankası, Anadolu Sigorta'dan Şişecam’a kadar birçok iştiraki olan büyük bir güç. İktidar bütün bu şirketlere, hiçbir zaman ulaşamadı. Bu yolla kontrolü sağlayarak yeni bir kaynak peşinde.

Tabii ihtiyacı olan çok sayıda yandaş bekliyor nasılsa…

Örneklerini görmedik mi? Türk Hava Yolları’nın hisselerinin büyük bölümünün halka açık olmasına rağmen Varlık Fonu’na geçti hatırlayın.

Ziraat Bankası ve Halkbankası’nda yapıldığı gibi, İş Bankası’nda da kendi istediği isimleri yönetime atayabilecek.

Ama kimse unutmasın ki, darbe kararı bile hukuktan geri döndü bu ülkede.

Bu arada küçük bir dip not da ekleyelim yazımıza günü gelir hatırlanır !

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 13 Mayıs 2020 Çarşamba günü "AVM'ler açık, TBMM neden kapalı?" şeklindeki eleştirilere yönelik,

"AVM'lerle TBMM bir mi? Şu dönem acil bir şey de yok. Eğer gündemde önemli ve acil bir durum varsa, hemen çağrı ile toplanabilecek durumda" şeklinde yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı “İş Bankası çalışmasını 10 gün içinde bitirin” dediğine göre Meclis yakında açılabilir !

Sözün özü: Anayasa'da miras ve mülkiyet hakkı mutlak haklar içinde korunmuştur, herhangi bir şekilde kanunla da müdahale edemezsiniz. "Ben kanun çıkardım, miras bırakılan bir şeyi de alıyorum" diyemezsiniz. Miras ve mülkiyet hakkı temel haklardandır dokunulamaz, devredilemez haklar arasındadır. Miras ve mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, evrensel hukukun da güvencesi altındadır, hiçbir şekilde müdahale edilemez. Onun için zaten darbe dönemlerinde hisseler alınsa bile, sonradan yargı kararıyla iade edilmiştir.

Nokta.

Önceki ve Sonraki Yazılar