Prof. Dr. Ahmet İnam

Prof. Dr. Ahmet İnam

Güzel İnsanlar Aranıyor

Güzel insanlar aranıyor. Güzelliğin bedenlerinden değil, ruhlarından gülümsediği insanlar. Ülkemden kalkan toz bulutunda insan yüzleri görülmüyor. Ruhlarımız örtü altına atmışlar kendilerini, bedenlerimizin dip köşelerinde gizleniyorlar. Kavga ve çekişmelerle kaynayan bir Türkiye kazanında fokurduyoruz. Güvendiğimiz değerler, güvendiğimiz insanlar ortadan kaybolmuş.

Güzel insanlar aranıyor. “Bu çizdiğin Türkiye resmi yanlış” desin bana. “Çıkış var. Umut var” desin. Desin ki, “bu karamsarlığın senin kendi iç sorunlarından geliyor. Ülkede kalkan bir toz bulutu falan yok. Her şey güllük gülistanlık.” Ben de ona diyeyim ki: “İktidar yanlıları gibi konuşuyorsun, ey güzel insan. Onlar ancak muhalefette iken toz bulutlarını görebilirler. Muhalefetse toz bulutunu daha da yükseltip koyulaştırmada. İlginç olan şu ki, iki taraf da halkın kendi yanında olduğunu sanıyor.”

Güzel insanlar aranıyor. Yaşadıkları ruhuna değen, duyarlı, anlayan güzel insanlar. Anlamaya, anlatmaya, dinlemeye, öğrenmeye açık insanlar. Toz bulutunun, iyiye doğru gidişin bir işareti olduğunu söyleyenlere de, Türkiye bölünüp bir yok oluşa doğru gitmektedir diyenlere de, “ülkedeki durumu yorumlamanın farklı yolları var, bunları konuşalım” önerisiyle yola çıkan güzel insanlar.

Güzel insanlar aranıyor. Yoksa onlar “o güzel atlara binip gittiler” de toz bulutu bundan dolayı mı kalktı ve oturdu ülkemin üzerine?

Güzel insanlar; bizim dediklerimizi yaptıkları, bize çıkar sağladıkları, bizim kulüpten, partiden, cemaatten oldukları için güzel dediğimiz insanlar değil. Güzel insanlar, yalnızca benim gibi düşünen, dünya görüşlerine sempatiyle baktığım insanlar arasında bulunur diye düşündüğümde yitiririm onları. Onlar akrabalık bağlarının, etnik köklerin yakınlığının, benzer düşüncede oluşun yarattığı hoşluk ve benimseme duygusunun etkisiyle güzel sandığımız insanlar değildir.

Güzel insanlar, sevemediğimiz, düşman olduğumuz, bizden çok farklı düşünenler arasında da vardır. Belki de, bu öbekteki güzel insanları bulup, göremediğimiz, keşfedemediğimiz için “güzel atlarına binip”, bizim algıladığımız Türkiye’yi terk etmişlerdir. Oradadırlar oysa. Gözlerimizdeki perdenin kalkmasını beklemektedirler. İşte o perde, güzelliğin ancak bizden yana olanlarda olabileceği yanılsamasını yaratmaktadır bize.

Sömürmeye çalıştığı çalışanını bir kalemde harcayabilen patron, düşman kesildiği kurumlara, değerlere tiksintiyle bakan insan, bu tavırlarıyla onlardaki güzelliklere kör kalacaklardır. Kötülük yapmaya çalıştığımız insanların yüzlerindeki güzellik, bizi kötülük yapmaktan alıkoyabilir. Belki de kötülük ettiğimiz insanları çoğunlukla, çirkin, kötü görmemiz, kötülük yapmamızı kolaylaştıran etkenlerden biridir.

Çirkin insan yok mudur? Güzelliği eksik, güzelliği özürlü insan vardır. Güzelliğini gösterebilme, ortaya koyabilme olanağını bulamamış insanlar.

Güzel insanlar aranıyor. Bu toprakların binlerce yıllık geçmişinin derinliğinden, zenginliğinden gelen, içlerindeki güzelliğe açılamadıkları için çirkinleşen hırslarıyla dünyayı çirkin gören insanlara dünyanın bu kadar ve böyle olmadığını gösterebilen güzel insanlar. Ruhu dar, sıkışık insanlarla demokrasinin ve özgürlüğün yaşanamayacağını, şekilde kalarak demokrat ve özgür bir Türkiye oluşturmaya çabalayanlara anlatabilecek güzel insanlar.

Bu ülkenin kendilerinden olanlardan oluştuğunu sanıp, kendilerinden olanların isteklerini halkın istekleri olarak anlayan, kendisi gibi düşünmeyenleri, çağın ve dünyanın gerisinde kalmış dinozorlar olarak gören insanlara çağın ve dünyanın farklı görünümlerini anlatabilen; onların korkularını, kaygılarını, sahip oldukları değerleri anlayabilen; anlayarak bu ülkedeki farklı görüşleri, inançları kucaklayıp, ülkenin varlığını dayandırdığı temel değerleri yaşayabilen güzel insanlar aranıyor.

Gereksiz toz bulutlarını olumlu değişimin işaretleri gibi yorumlayarak toz kaldıranlara fırsat vermeyi engelleyecek, vatandaşlarının yüzlerini ve ruhlarını yaşama sevinciyle yaşayabileceği güzel bir Türkiye inşası için, güzel insanlar aranıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar