Prof. Dr. Ahmet İnam

Prof. Dr. Ahmet İnam

TÜRKİYE ACISI

Elif- Sen bana “Türkiye Acısı”ndan söz etmiştin. Anlamamış, kızmıştım sana. Türkiye sana acı veriyordu. “Türkiye neden böyle?” diye soruyordun. Türkiye’yi bu hali ile görünce duyduğun acıya, galiba, Türkiye Acısı diyordun. Yine diyordun ki, bu acı psikolojik bir acı değildir. Türkiye’de var olmakla ilgili, Türkiye’nin dünyada varoluşuyla ilgili bir acıydı duyduğun. Duygularının ardında hep bu acının bulunduğunu da söylüyordun. Hüznünde, sevincinde, mutluluğunda, mutsuzluğunda. Ama şu takıldı kafama sürekli olarak: Neden Türkiye Sevinci değil de Türkiye acısı? Bu acının Batılı anlamda bir melankoli olmadığını da söyledin. Bu karamsarlık nedir Mehmet? Türkiye’de bir felâket mi var ki sen Türkiye acısından söz ediyorsun?

Mehmet- Kendi kelimelerinle beni ne güzel anlattın Elif! Beni böyle “güzel” anlayan bir insanı nasıl sevmem? “Türkiye Acı”sı karamsarlık anlatmaz. Bal eyleyebildiğimiz acıdır. Bizi diri tutar, ülkemize karşı gösterdiğimiz özenin, ona kol kanat germenin, kollayıp gözetmeye çabalama sorumluluğunu taşımanın bir biçimde yaşanmasının adıdır bu acı. Diri tutucu, canlı kılıcı acıdır. Sevinç demiyorum buna, çünkü içinde kaygı barındırıyor. Bu acı dünyadan çekilmenin değil, dünyanın üstüne gitmenin acısıdır. Bizi halsiz bırakan, çökkünlüğe iten bir duygu değildir.

Elif- Yine de adı neden “acı”? İnsan ülkesine karşı hiç acı duyar mı? Bu ülkenin acı duyulacak nesi var ki?

Mehmet- Anlaşılan baştan başlamak gerekiyor. Weltschmerz diye bir sözcük duydun mu?

Elif- Galiba Almanca. Ne demek?

Mehmet- Dünya Acısı diyebiliriz kelime kelime çevirirsek.1763 ile 1825 yılları arsında yaşamış Jean Paul takma adıyla yazan Alman romancının ortaya attığı bir sözcük. İdealimizdeki dünya ile gerçek dünya birbirine uymadığında duyduğumuz acının adı, belli bir yorumla söylersek. Romantik edebiyatın ve ardından gelen dönemlerde Batı insanının yorumlarını bir yana bırakırsak, Dünya AcısıTürkiye Acısının kaynağı olarak görebiliriz. İnsanın dünyada bulunmasının,   varoluşunu gerçekleştirmeye çabalamasının doğurduğu duygunun adı dünya acısı. İnsan olmanın acısı. “Neden daha iyi olamıyorum ?” kaygısıyla duyduğumuz acı. “Neden dünya daha iyi bir yer değil ?”  “Neden ülkem bu dünyada daha iyi bir ülke olamıyor?” Bu sorular, Türkiye acısının dünya acısına bağlı olduğunu görmemize yarayabilir.

Elif- Senin mantığına göre önce kâinat acısı olmalıydı..

Mehmet- Dünyadan gördüğümüz evren... Henüz yeterince yaşayamıyoruz kâinatı.

Elif- Ona bakarsan ne ülkemizi ne dünyayı doğru dürüst yaşamıyoruz.

Mehmet- İşte bundan dolayı birçoğumuz Türkiye Acısını duymuyor. Bu ülke için derin, donanımlı bir kaygıya sahip olanlar yazık ki çok değil. Yaşayıp gidenler, dünya telâşı içinde olanlar, ruhlarını dünyaya kaptıranlar ne Türkiye’nin ne dünyanın acısını duyabilirler. Kaptıranların kulakları dünya gürültüsüyle sağır olmuştur.

Elif- Kaptıranların kulakları Türkiye gürültüsü ile de duymaz olmuştur. Bu kulaklar bu ülkeyi yönetmeye kalktığında Türkiye’deki sessizliğin sesini işitemiyorlar artık. Sağır olan kulaklar kendi duymak istedikleri sesleri duymaya başlıyor. Bu ülkede sesi çıkmayanların oluşturduğu sessizliğin sesi, ancak bal eyleyebileceğimiz Türkiye Acısıyla duyulur.

Mehmet- Dikkat ediyor musun Elif, birbirimizi tamamlıyoruz düşünürken, hiç çatışmıyoruz...

Elif- Konuyu değiştirme lütfen... Çatışmadan düşünülmez...Arada bir uyum içinde olabiliriz belki. Ne diyordum? Türkiye Acısını Dünya Acısını duyarak yaşayabildiğimizde, derinlerden gelen kültürümüzün sesi, bu ülkede çınlayan ama çoğu kez gürültüye giden sessizliğin sesi gönlümüze ulaşabilir.

Mehmet- Türkiye için duyduğumuz her kaygı, burada sözünü ettiğimiz Türkiye Acısı değil. Dünya acısını, insan olma acısını duymadan, çıkarlar doğrultusunda donanımsız kaygılarla Türkiye acısı yaşanamaz. 

Elif- Ne demek donanımlı ya da donanımsız kaygı?

Mehmet- Bu ülkeye olabildiğince geniş bir anlayış ve bilgi ufku içinde bakabilme gücüne donanım diyorum. Arayan, araştıran, soruşturan saplantısız, eleştirilerden öğrenen, bu ülkeyi dünya içindeki konumuyla seven insan, bu gücünü kullanabildikçe donanımlıdır. Türkiye Acısı tek bir acı değil. Donanımlı kaygı sahibi insanların bu ülke için duyduğu acılar, farklılıkları içinde Türkiye acısını oluştururlar.  

Önceki ve Sonraki Yazılar