Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Atatürk ve Dinbazlar

Dinbazlar, Cumhuriyetin kuruluşundan beri Atatürk'e düşmandırlar.

Onun şahsı ve ailesiyle ilgili her türlü iftira ve yalana başvurdular.

Cumhuriyete karşıdırlar. Gönüllerinde hilafet yatar.

Yeniliğe, modernliğe karşıdırlar.

Gönüllerinde, 14 asır önceki Bedevi Arap yaşantısı özlemi var.

Özgürlüğe karşıdırlar. İnançlarını, mutlak doğrular olarak kabul ederler. Bunların dışına çıkanları düşman bilirler.

Kadın haklarına ve özgürlüğüne karşıdırlar.

Onlara göre kadının yeri, dört duvar ve kara çarşaftır.

Akla ve bilimlere karşıdırlar. Bilimden korkarlar.

Medeniyete karşıdırlar. Ona canavar adını takmışlardır.

İşgal ettikleri yerlerde ne tür medeniyet ve insancıl gelenek varsa, hepsini yıkmışlardır.

Ahlak anlayışları ve algıları pek zayıftır. İçten, bilinçten gelen buyruk yerine, dıştan dayatılan buyruğa itaat ederler. Buna ahlak derler. Taklit, ahlak anlayışlarının temelidir.

Kendilerinden olmayana, inandıklarına inanmayanlara, düşmandırlar.

İnandıkları kitaba göre, bu düşman dedikleri kimselere karşı, kendileri gibi iman edinceye kadar, savaşacaklardır.

Sanat, müzik, resim, neşe, eğlence, dans, heykel gibi uğraşlar, onlara uymaz. Uzak dururlar.

Tüm istedikleri ve onun için mücadele ettikleri, ilkel bir yaşam biçimidir.

***

Atatürk ise modernliğin, çağdaşlığın, yeniliğin sembolüdür.

Kısa hayatında, büyük reformlar yaparak, Osmanlıdan kalma tüm yozlaşmış kurumları ilga etmiş, yerine modern dünyanın kurumlarını inşa etmiştir.

Kendi zamanının en aydın kişisiydi. Aydınlanma filozof ve entelektüellerin kitaplarını, bizzat Fransızcadan okumuş, onlara inanmış, onlardan etkilenmiştir.

Atatürk'ün yaptıkları, reformları, kurumları ortadadır.

Dinbazlar, onları yıkmaya çalışmışlardır. Hala çalışıyorlar. Ama güçleri yetmeyecektir.

Çünkü Atatürk'ün yönü Medeniyete yönelikti. Geleceğe yönelikti.

Dinbazların yönü, geriye yöneliktir. Orta çağ değerlerine yöneliktir.

Dinbazlar, hiç bir zaman başarılı olmayacaklardır.

Kafalarındaki niyetler ve planlar, tarihin akışına, akıl ve bilime aykırıdır.

Atatürk'ün gönüllerdeki yeri gittikçe güçlenmektedir.

Dinbazlar bile, bu güçlenmeye, bilmeyerek, absürt inanç ve köhnemiş yaşam biçimleriyle, destek vermektedirler.

Eğer kendilerine Atatürkçü diyenler, onu gerçekten anlamış olsalardı, bugün, Türkiye’nin yönetimi, siyasi İslamcıların eline geçmezdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar