Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Bırakın Kürtler de Nefes Alsın...

Bu sabah okuduğum acı haberlerden birisi de, Ankara Etimesgut ilçesinde Barış Çakan adlı bir Kürt gencin bıçaklanarak öldürülmesiydi. Katiller muhtemelen aynı yaşlardaki bir çetenin mensupları. Haberde, ölüm sebebi olarak, gencin yüksek sesle Kürtçe müzik dinlemesi gösteriliyor. Bu olay ile ilgili ayrıca Ankara Valiliği'nin bir beyanı var. Beyanda  cinayetin sebebinin, Kürtçe müzik çalmak değil, ezan okunurken, maktulun arkadaşlarıyla birlikte, arabalarında, yüksek sesle müzik dinlemeleri olarak belirtiliyor.

Ne var ki, Kürt vatandaşların kamusal alanda, kendi aralarında Kürtçe konuşmaları veya bir şekilde Kürtçe müzik dinlemeleri nedeniyle saldırıya uğramaları yeni değil. Bu saldırılar bazen cinayetle sonuçlanıyor.

Şimdi, bu bu elim olay konusunda, bu ülkede yaşayan milyonlarca insanın tavrı ve duruşu nedir? Çoğunluğun bu cinayeti haklı bulacağını, onaylayacağını sanmıyorum. Ancak, bazı marazi tiplerin, zihinlerine zehir bulaşmış, insanlık düşmanı bir güruh, katilleri haklı bulacak, hatta, Barış Çakan ve benzerlerinin kanının akmasından haz duyacaktır.

Şimdi gelelim Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil eden Hükumetin bu olay karşısındaki tavrına. Bir çok basit konuda iktidarın politikalarını eleştiren muhalefet partilerin duruşuna. Hükümet, Kürt diliyle, diğer dillerle olduğu gibi konuşmanın, müzik dinlemenin, serbest ve yasal olduğunu neden açıkça beyan etmiyor? Kürtçeye ve Kürt gençlere yapılan saldırıları, en yetkili ağızlardan neden lanetlemiyor? Her seferinde, resmi beyanlarda, başka sebepler gösteriliyor. Bu başka sebepler kısmen doğru olsa da, Kürtler nezdindeki şüpheleri gidermek için de olsa, Devletin bu saldırıları onaylamadığını, suçluları cezalandıracağını söylemesi çok mu zor? Yoksa, bu saldırgan ırkçı güruhun, Kürtler üzerindeki korku salan baskısı, siyasi bir manivela olarak mı kullanılıyor?

Barış Çakan cinayetinde, Valilik beyanında, asıl sebebin, ezan sesini sindiren yüksek sesli müzik gösteriliyor. Sanki bu, saldırı için daha geçerli bir sebepmiş gibi.

Muhalefeti temsil eden siyasi partilerin liderleri veya sözcüleri, neden bu tür saldırıları keskin bir dille eleştirmiyorlar? Milliyetçi, muhafazakarların oylarını kaybetmekten mi korkuyorlar?

Zulüm her yerde zulümdur. Martin Luther King'in dediği gibi, vatanın bir köşesinde yapılan zulmün acısı, diğer köşesinde hissedilmiyorsa, bilin ki, o ülkenin insanları, zulme rıza göstermişlerdir. 

Bir de şunu söyliyeyim: Ey ezan kutsal diye, dinlemeyeni katl eden cani! Şunu bilesin ki, kutsal diye bildiğin şey için, Tanrı'nın  yarattığı en kutsal nesneyi, yani insanı öldürdün. Senin o yere göğe sığdırmadığın Din'nin de bunu söylüyor. Sana bu cehaleti, bu çirkinliği ve hunharlığı kim öğretmişse, ona lanet olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar