Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Hangi İslam?

İslam, Müslüman toplumun yaşantısından ibarettir. İslamcılar bu tanımı kabul etmezler. Onlara göre, İslam dini fevkalade bir düzen getiriyor, ama Müslümanlar bunun tersini yapıyor.

Birçok teori üretiliyor. Reformist diye adlandırılan bazı İslamcı yazarlara göre, Müslüman milletler, tarih boyunca bu dinin özünü anlamadılar. Büyük hatalar yaptılar. Bu tezlerini ispat için, Kuran ayetlerini yeniden ele alıp tefsir ve tevil ediyorlar. Asırlardır geçmiş din ulemasının aklına gelmeyen manalar, bunların aklına geliyor. İslam, sanki yeni ortaya çıkmış bir dinmiş gibi muamele görüyor bunların elinde.

“İslam çok iyi, Müslüman ise çok kötü” formülü üzerinde çok yazıp çizenler var. Bu dinin meziyetlerini tek, tek anlatırlar, kimlerin kişiliğinde somutlaştığını övünerek dile getirirler. Ancak, bu inanca bağlananlar, inancın gerekleri yerine, neden bunun tersini yaparlar konusunda bir analiz yapmazlar. Hatta öyle acayip iddialarda bulunurlar ki, İslam’la bir ilgisi olmayan bazı Batı dünyasındaki toplumların, bu dine daha uygun yaşadıklarını söylerler. Kendi geçmiş asırlarından verebilecekleri örnekler ise, hep tartışmalı olmuştur. Asr-ı Saadet dedikleri ilk dönem İslam, çatışma, suikastlar ve iç çekişmelerle doludur. İslam Medeniyeti dedikleri 9-12 Asır dönemi, bu dinin bir ürünü değil, ona mugayir, Yunan ve Fars kültürlerinin benimsenmesinin bir mahsulüdür. Bunun kanıtı, o dönem İslam Ulemasının bu yabancı unsurlar hakkında söyledikleri ve bu dönemin kültürel karakterini İslam’a aykırı bulmalarıdır.

Her iyi ve güzel şey, bu dinde, kutsal Kuran metninde vardır diyen İslamcılar, İslam dünyasının dışında, bilimsel, teknolojik bir unsur bulduklarında, bunu karşılığını Kuran’ın hangi ayetinde bulabilirim diye kılı kırk yararlar. Buldukları bir şey de yoktur. Çünkü yöntemleri yanlıştır. İnandıkları temel önermeler de yanlıştır. Bu yanlışlardan bir doğru çıkmayacaktır.

Günümüz yozlaşmış Müslüman toplumlarının, kötü hallerini büyük bir dikkatle tespit edip dile getiren, İslamcı yöneticileri ağır bir dille eleştiren Yaşar Nuri Öztürk ve İhsan Eliaçık gibi düşünürler, çözümü, yine İslam’da aramışlardır. Çünkü İslam dünya görüşünden kendilerini kurtaramamışlardır. Seküler bir dünya görüşünün ve yaşantının alternatif olabileceğini düşünememişlerdir. Çünkü bir sistemin sebep olduğu kötülükleri, aynı sistemle çözümlemeye çalışmışladır.

Daha dün, bir İslamcı düşünürün bir yazısını okudum. Müslüman toplumun, günümüzde ortaya koydukları yaşantının hiçbir şeklinin ve pratiğinin İslam’a uygun olmadığını söylüyor. Bu toplumda, gözlemleyebileceğimiz her şeyi teker teker sayıyor dakik bir duyarlılıkla. Sonra, bunların hiç biri İslam’a uygun değildir, deyip rahatlıyor. Garip bir durum! Her taraf İslam kaynıyor; imamlar, hatipler, müezzinler, Kuranlar, ezanlar ve Ayasofya. Bunlar varken ben sahada İslam diye bir şey göremiyorum diyen bir İslam düşünürü. Neymiş bu bir türlü görünmeyen, anlaşılmayan din? Asırlardır hep var olan, ama hep gizli kalan esrarengiz inanç!

Bu düşünürün düştüğü yanılgı, çoğu İslamcının düştüğü bir yanılgıdır. Bu gibi fanatiklerin kurguladıkları hayali bir toplum vardır. Her şey yerli yerindedir. Mükemmel bir düzen ve mükemmel insanlar. Onlara göre, İslam’ın hedefinde böyle bir toplum var. Birçok sistem kurucunun böyle bir hedefi olabilir. Bunun bir önemi yoktur. Önemli olan, senin inandığın sistem böyle bir hedefe götürüyor mu? İslam’ın, insanlığı, böyle bir hedefe götürmediği aşikârdır. 14 asırlık deneme yetmez mi? Garip olan şey, bu inançtaki insanın, sağlıklı ve mantıklı düşünme kapasitesini nasıl yitirdiğidir.

Bir de bugünkü halimize medeniyet diyen siyasi İslamcılar var. Batı medeniyetine karşılık olsun diye “işte bizim medeniyetimiz” diye övünenler var. Onlara göre, bir-iki hususta Batı’dan daha avantajlı isek, onlardan üstünüz işte. İslam dünyasındaki her türlü katliamları, zulümleri, insan hakları çiğnenmesini, kadın cinayetlerini, fakirliği, açlığı görmezden gelirler. Kendinden olmayanları öldürmekle övünürler. Öldürdüklerinin sayısı ne kadar fazla ise o kadar mutlu olurlar. Onlara böyle acımasız bir ruh sunan bu inançtan, bir an olsun şüphe etmezler.

İşte bunlar. Başka versiyonlarını da anlatabilirim. Ama temel soru şudur: Bunların hangisi İSLAM?

Önceki ve Sonraki Yazılar