Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Hazlar ve Yasaklar

İnsanlar haz peşindedir. Bazı idam mahkumlarının son arzuları, yine bir hazzı tatmak olmuştur. Ne varki,  hiç bir haz insanı doyurmamıştır. Peş peşe sigara yakanları bilirim. Yiyebileceğinin üç mislini sipariş vereni bilirim. Cebindeki son kuruşuna kadar kumar masasını bırakmayanları bilirim. O iskambillerin verdiği zevki bir bilseniz? Canını sıkan bir hasmını bir hamleyle devirmenin hazzını düşünün. Sayısını bilmediği kadar çok kadınla yaşamış insan bilirim. Hala arayış içinde. Aradığını henüz bulamadığını söylüyor.

Bu bir zaaf mıdır? Yoksa doğamızın bir gereği midir? Hazsız bir yaşam düşünülebilir mi? Her türlü hazdan, herhangi bir sebepten sakınan birini düşünün, ne kadar sevimsiz bir kişilik sergilemektedir o tarzıyla. İnsan yaşamı bu kadar haz ve türleriyle iç içeyken, "yaşamın amacı hazdır" diyen filozoflar, ağır biçimde eleştirilmişlerdir. Peki ya nedir? Buna çeşitli cevaplar verilmiştir. Ama hepsinde "haz" bir şekilde vardır.

Ne var ki, bir çok insanın başını yiyen de, yine hazzın kendisidir. Bana göre suçlu grubunun en masumları onlardır. Nedir suçları? Hazzın biraz fazlasını istemişlerdir o kadar. Bunun bedelini ağır ödeyeceklerdir.

Bir çok dinin ve ahlak öğretilerinin hedefi hazlardır. Aman hazlardan uzak durun, tüm günahların ve kötülüklerin kaynağı hazlardır derler. Tuhaf olan şu ki, bunu diyenler ve savunanlar, en korumasız kimselerdir. Bir güzel kadının cazibesinden bir Katolik papazın kurtulması gayet zordur. Zina fırsatını değerlendirmeyen mütedeyyin Müslüman da pek nadirdir.

Vakıa şudur: İnsan tüm inanç ve yasalara rağmen haz ile baş başadır. Onu ancak kendi bilinci durdurabilir. Başka bir otoritenin gücü, onu hazdan çevirmeye gücü yetmez.

Kötülüklere sebep oluyor diye hazların çoğunu kökünden yasaklamak, insanları mutsuz etmektir. Müslümanın hali budur. Neşe'den yoksundur. Neşe'den yoksun olunca erdemli de olamaz. Mutsuz kişi erdemli olabilir mi? Mesela alkolün her türünü yasaklamıştır. Azı çoğu hepsi yasak. İçen kişiye de alkolik diyorlar. Peki yasaklamayan rejimler teşvik mi ediyor? Hayır, zararlarını tek tek sayıyorlar, ama insan  iradesine alan bırakıyorlar. Geçmiş medeniyetlere baktığımızda hepsinde içki var, ama caydırmak için bir çok unsur da var. Demek istediğim şudur: Yasaklamakla kötülüklerin önünü alamazsınız. Yasakların mebzul olduğu İslam ülkelerinde her türlü kötülük var olmaya devam ediyor. Yasakların olmadığı toplumlarda ise insanlar, her türlü kötülüğe, serbest diye atlamış değiller.

Önemli olan, insanları zarar veren hazlardan alıkoymak için norm koymak, yaptırım uygulamak değil, insanı özgür bırakıp, onun kendi öz iradesiyle tercihini yapmasına imkan vermektir. Yani kontrol ve denetimi, insanın bizzat kendisine bırakmaktır.

Bir de hazzın şöyle bir durumu var: Tüm hazların kaynağı insanın irrasyonel doğası olduğundan, onun miktarını optimize etmek, aklın(rasyonelliğin) kendisine düşüyor. Bazı durumlarda arzu çok güçlüyse, akıl çaresiz kalabiliyor ve arzu gerçekleşiyor. Ya da, akıl baskın çıkıyor, arzu gerçekleşmiyor. İki durumda da insan huzursuz oluyor. Engel tanımayan bir haz ile zoraki bir denetimle elde kalan erdem . Hangisini seçersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar