Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Kibir Versus Tevazu

Semavi dinler mütevazı olmayı emrederler. Kibre kapılmayı Tanrıyla boy ölçüşmek olarak değerlendirirler. Bazen, bu tevazu tavsiyesi, öyle bir hal alır ki, kişi, egosunu sıfıra indirir. Bunu da tanrıya yaklaşmanın en son noktası olarak düşünür.

Diğer taraftan, seküler kültürde, Antik Yunan felsefesinden gelen bir geleneğin etkisiyle, ego güçlenir, değer kazanır, sosyal hayatta hesaba katılması gereken bir özne durumuna gelir. Bu özne, yaşam boyunca çeşitli erdemler ve yaratıcı özellikler takınarak, zirveye yükselir. Ekilen bir fidandan nasıl sağlıklı, dal budak salan bir ağaç bekleniyorsa, bir küçücük çocuktan da, büyüyünce, tüm yetilerini sergilemesi, geliştirmesi beklenir. Tabii, bu beklenti, egoyu bastırmakla değil, güçlendirmekle mümkün olacaktır.

Kibir meselesine gelince, doğal olarak, tanrıya kafa tutmak anlamında değil, sende olmayan bir vasfı, varmış gibi gösterdiğin için kötüdür.

Neysen öyle görünmen, en sağlıklı, erdeme yakın bir durumdur. Ne fazla ne eksik. Olduğundan fazla görünmek veya az görünmek, gerçek olandan sapıldığı için kötüdür.

Şimdi, dinin tevazu tavsiyesini ciddiye alan mütedeyyin insanlarda, garip haller olur. Egoyu bastırmak, zayıflatmak, insan doğasına aykırı düştüğü için böyle haller ortaya çıkar.  Bakarsınız, tüm çalışmalarını, başarılarını tanrının lütfuna, desteğine bağlamıştır. Kendisi ise, bir hiçtir. Bu derece düşmüştür. Bakarsınız, başka bir ortamda, dinin etkisi azalmıştır, BEN; BEN diye haykırmaktadır. Onların deyişiyle, nefsi firavunlaşmıştır.

Bir taraftan, doğal olan biyolojik, zihinsel yapısının istekleri, diğer taraftan, üzerine giydirilmiş inanç sisteminin gerekleri arasında, bir o tarafa, bir bu tarafa, savrulup durmaktadır.

Mesele, insana, doğasına aykırı düşen bir inanç programının, bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde, insana yüklenmesidir. Böyle bir program yüklü bireyin, yaşamı boyunca, egosunu ezerek, mutlu olması mümkün değildir. Mutsuz oldukları için mutlu insanları sevmeyeceklerdir. Onları tanrı iradesine karşı gelmiş kimseler olarak tanımlayacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar