Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Okumak, Düşünmek

Doğru düşünmek için ne kadar okumak gerekir?

Çok okursak daha iyi düşünür müyüz?

Doğru düşünmek için iki şey gereklidir:

1. Doğayı tanımak.

2. İnsanları tanımak.

Hiç eğitim almayan bir kimse, belli bir yaşa gelince, sırf doğaya bakıp üzerinde düşününce, belli bir görüş elde eder.

Aynı kişi, belli bir yaşta, insanlarla karışıp ilişkiler üzerinde düşünürse, belli bir görüş elde eder.

Her insanın doğa ve insan ilişkileri üzerindeki görüşleri farklı olacağından, bu farklılıkları birbirlerine anlattıklarında, her birinin doğa ve ilişkiler konularındaki görüşü, gittikçe, gelişir, değişir, büyür. Çok yönlü dolu içerikli, bir keyfiyet kazanır. Yoğunluğu ve hacmi bu kadar artmış bilgi ve tecrübenin bir nesilden bir sonraki nesle aktarıldığını düşündüğümüzde, bu mirasın, tek bir insanın beynine sığması imkânsız hale gelecektir. O zaman, her nesilde her birey, bu mirasın ancak bir kısmını alabilecektir. Aldığı kadarına, ne ekleyebilecekse, hangi katkıyı yapabilecekse onun üzerinde düşünecektir. Ömrü boyunca görevi, bundan ibarettir.

Tabii, bu mirasın bir nesilden diğerine aktarılması, hep yazı kaydıyla olmuştur. Her kitap, bir nesle ulaşmış bilgi ve tecrübenin bir kısmının zaptından ibaret olunca, kitap okumayan kişi, geçmiş asırlardan günümüze kadar birikmiş bilgi ve tecrübeden yoksun kalır. Yaşadığı dönemim yabancısı durumuna düşer.

Ne var ki, çok kitap okumuş olmak, birikmiş miras konusunda görüş sahibi olmaya yetmeyebilir. Görüş sahibi olmak için tek şart, çok sayıda kitap okumak, olmayabilir. Bu sebepledir ki, bazen az eğitim almış birinin, doğa ve insan ilişkileri konusunda, daha isabetli düşündüğüne tanık oluyoruz.

Kitaplardan faydalanmanın en önemli amacı, okuyan kişinin zihninin gelişmesi ve bazı evrensel tümel bilgilere varmak ise, o zaman şunu önerebiliriz:

Okuma sürecinde belli seanslarda duraklayıp,

Hafızaya sığdırılan bilgiler üzerinde bazı değerlendirmeler yapmak.

Sonra, bu sonuçlanan değerlendirmeleri, zihinde canlı tutarak, yeni okuma seanslara geçmek.

Böyle bir metotla, okuyucu nereden başlayıp nereye vardığının farkına varır. Aldığı bilgileri sindirmiş ve içselleştirmiş olur.

Bunu yapmadan hep okuyup durursa, tabii ki, kötü bir iş yapmış olmaz. Ancak, şu yazarın veya bu kitabın sadece sözcüsü ve aktarıcısı durumuna düşer. Kendisi için bir pay almamış olduğundan, söyleyecek bir sözü de pek olmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar