Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Rutin Bir Yaşam

Her gün aynı şeyleri yapmak, doğanın döngüsel seyrine uygun düşer. Ancak insan, irade sahibi olmakla, doğanın rutinine uymak zorunda değildir.

Ne var ki, yeniliklerin çoğu, bilim ve teknolojideki gelişmelerin tümü, belli bir rutin içinde çalışan, bilim insanlarının ürünüdür.

Ancak bir fabrika işçisinin rutini ile aynı fabrikada çalışan bir makine mühendisinin rutini aynı değildir. Birincide sadece bir tekrar varken, ikincide, tekrar gibi görünen bir işlevde, yenilik arama, fabrikadaki eksikleri giderme gibi amaçlar vardır. Bu amaçlar, rutinin içinde bir aktivite yaratır. Bu aktivite, mühendisi işçiden ayırır.

Fabrika işçisinin yıllarca süren rutin hayatı, onu, zaman içinde, kendi insan doğasına yabancılaştırır. Doğanın ruhsuz bir objesi durumuna düşürür. İçinde aktivite olmayan, zihni beslemeyen döngüsel bir yaşantı, insanı hazdan, neşeden, sanattan yoksun bırakır.

Kapitalist sistemin bir sonucu olan “yabancılaşma”, bazı 20. Asır filozoflarının ana konusudur.

Bir de hiçbir rutine uymayan tipler vardır. Bunun sebebi ya aşırı yoksulluk, ya da aşırı zenginliktir. Ömrünün yarısına gelmiş birine, mesleğini sorduğunuzda, size on çeşit meslekten söz edebilir. Birine girmiş, olmamış, diğerine geçmiş. Hiç birinde istikrar sağlamamıştır. Tüm başarısı, yaşamın kenarında hayata tutunabilmiş olmaktır. Onu bu maceralara özgür iradesi değil, zorunluluk itmiştir.

Aşarı zenginliğe gelince,  kendisini büyük bir bolluk içinde bulan bir insan, bilim veya sanat gibi alanlara merak sarmamışsa(etmiş olsa, fevkalade bir güzergah görünecektir) o kişi, kendisini bir rutine sokmayacaktır. Buna ihtiyaç duymayacaktır. Amacı mutluluktur. Mutluluğa erişmek için bir mesleğe gerek kalmadığından, doğrudan bedensel hazlara yönelecektir. Sağlıklı bir bedene de sahipse, bu hazlar zinciri, uzayıp gidecektir. Bir hazdan diğerine koşacaktır. Bunu zorunluluktan değil, özgür iradesiyle yapacaktır. Yeni oyuncaklarıyla, sevgilileriyle, magazinlere konu olacaktır.

Hiçbir rutine uymayan bu kişiyi, önce kutlamak gerekir, doğaya tamamen ters düştüğü için.  Belli bir yaşa gelmişse, hazlar da onu terk etmişse, bir yolunu bulup, onu düşünceye itmek gerekir. Geçmişine dönüp koskoca bir hayatı nasıl amaçsız harcadığı üzerinde, düşünmeye itmek gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar