Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Şiddet Üzerine

İnsan, şiddete başvuran ve uygulayan bir canlıdır. İnsanlar arasında zaman içerisinde şiddetin azalmış olması, biyolojik bir evrim sonucu değil, kültürel bir evrim sonucudur.
Medeniyet denilen şey, insanın temel dürtülerinin kontrol altına alınmasıyla başlamıştır. Bu dürtülerin başında, saldırganlık gelir. Saldırganlık, diğer bir insanı öldürmek veya karşı cinsten birine tecavüz etmek şeklinde ortaya çıkar.


Kültür, biyolojik evrimden bağımsız olarak, insanı, zaman içinde tımar etmiş(uysallaştırmış), bir toplum içerisinde yaşayan insanların güven içinde beraber yaşamasını mümkün hale getirmiştir.
O zaman, bir toplumdaki fertlerin şiddete yakın veya uzak olması, bir kültür meselesidir diyebiliriz.
ŞİDDET hangi toplumlarda fazla olur?


İnsan, bir dünya görüşünün, yani yaşayan kültürün merkezinde değilse.
Bunun anlamı, bir yaşantıda insanın hayatı, kanı, yaşamı, en yüce kıymet değilse. İnsandan daha kutsal öğeler söz konusu ise. İnsanlar o kutsallara kurban ediliyorsa. Buna örnek İslam ülkeleridir. Müslüman toplumda Tanrı merkezdedir. Başka kutsallar vardır. İnsan çok geride kalır.


Kültürde sevgi ve saygı kavramları zayıf ise,
Kendi toplumumuzu örnek verebiliriz. İnsanlar birbirini sevmek yerine, birbirinden kuşkulanır. Karşılıklı saygı pek azdır. Karşılıklı sert sözler ve tavırları birçok yerde görmek mümkündür.
Kültürde şiddet bir nevi değer olarak algılanıyorsa.


Bu da çok önemlidir. Bir birey, kendi hikayesini anlatırken, haklı durumdayken, karşı taraftaki insana veya insanlara nasıl şiddet uyguladığını anlatır ve takdir görür. Başka bir deyişle, şiddet uygulamak bir kahramanlık şeklinde algılanır.


Toplumda egemen olan dinsel inançta, öldürmek, kan dökmek gibi motifler fazlaysa,
İslam toplumu buna güzel bir örnektir. Kılıç, ok, gürz gibi aletlerle, kafirlerin nasıl katledildiğini anlatan hikayeler, Hz. Ali’nin Zülfikar adlı kılıcı gibi anlatılar, revaç buluyorsa, o toplumda şiddet pusuda beklemektedir.


Toplumda şiddet uygulayanlar, adam öldürenler, kadın öldürenler, çocuklara tecavüz edenler, hafif cezalarla salıveriliyorlarsa,
Yine toplumumuz buna güzel örnektir. Tokat atan, yaralayan, dükkân basan kimselerin, karakollarda ifade alındıktan sonra serbest bırakıldığına tanık oluyoruz. Bu durum, saldırganlık dürtüsü kontrole alınmamış birçok boştagezeri cesaretlendirir. Suç işlemeye iter. Kısacası YARGI iyi işlemiyorsa, işlenmiş suçlara gerekli cezaları veremiyorsa, suçlar artar.


Sonuç olarak:
Şiddet ile egemen kültür arasında bir ilişki kurmuş olduk. Bu ilişkiyi dünyadaki devletlerin kültür kaliteleri ile işlenen suçlar arasındaki paralelliği inceleyen araştırmalarda görmek mümkündür.
Yaşadığımız bu son günlerde,
Tedavi eden bir doktorun öldürülmesi,
Bir hukuki davayı savunan avukatın öldürülmesi,
Kadınların, eşleri tarafından öldürülmeleri
Hepimizi dehşete düşürmüştür. Psikologların, sosyologların, kıdemli öğretmenlerin bu konuyu ele almalarını, bu hadiselerin sebeplerine inmelerini istiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar