Prof. Dr. Yasin Ceylan

Prof. Dr. Yasin Ceylan

Soykırım

Bir milleti soykırımla suçlamayı kim yapabilir biliyor musunuz?

Başka bir gezegenden gelen biri yapabilir.

İnsanlar, tarih boyunca birbirlerinin soylarını kırmışlar, buna da kahramanlık adını vermişlerdir. Bu zihinlere yerleşmiş olan virüs, gelişmiş veya gelişmemiş bir çok ulusun kültüründe var.

Halıhazırda insanlar, en gelişmişlik haliyle, bu virüsün imhası yerine, tüm insanlığı kırıma uğratacak silahlar geliştiriyorlar.

Bunun anlamı, daha çok soykırımlar olacak.

ERMENİLERİN uğradıkları felakete gelince, fevkalade üzücü bir durumdur. Şöyle ki: Kalabalık bir aileden bir kaç kişi ölür veya öldürülür, geri kalanlar evlerinde otururlar, bağ bahçelerine bakarlar. Hayat bir şekilde devam eder. Ne var ki, Ermeni ailesinde bu olmadı, ya hepsi öldüler, ya da bir kısmı öldüler. Kalanlar, evlerini bırakıp gittiler, veya gönderildiler. Evleri metruk kaldı. Ocakları söndü. Halbuki, kıtalın olduğu yerlerde, Türklerin, Kürtlerin evleri duruyor, bahçeleri yeşeriyor. Torunları yaşıyor.

Ben bu duruma üzülüyorum. Yoksa, kim kaç kişi öldürdü davasında değilim. Kendileri de masum değillerdi. Çok Türk, Kürt öldürdüler, Onlar tarafından öldürüldükleri gibi.

Yıllar önce mustakil bir evim vardı. Karşı tarafta, aynı şekilde evi olan bir komşumla kavgalı duruma düştüm. Bir iş adamıydı. İflas etti, evini satıp başka bir ile gitti. Bir süre evi metruk kaldı. Bahçemden evlerine bakarken, beni bir hüzün sarardı. Neden gittiler diye üzülürdüm. Hiç bir sebep bu üzüntüyü dindiremez. Kaç yıl sonra, karı, koca öldüklerini duydum. Daha da üzüldüm. Komşuyduk. İyi günlerimiz oldu. Kavga ettik. Sonra gittiler. Barışmamıştık.

Hiç terk edilmiş bir eve, durup bakmış mısınız? Kapısına, damına, bahçesine bakmış mısınız? Zamanında, o evde yaşayan insanları, oynayan çocukları hayal etmiş misiniz? Sonra, bu evin sahipleri neredeler diye düşünürsünüz. Çocuk, torun bırakmadılar mı diye düşünürsünüz. O an, işte o an, bir acı hissedersiniz. İnsanlık adına, iyilik adına, adalet ve insaf adına isyan edersiniz.

Ben bu acıyı yaşadım, hissettim. Yıllar önce Kayseri'de, Talas denilen mevkiden, şehir merkezine inerken, sağ tarafta peş, peşe gelen, metruk, Ermeni evlerini görmüştük. Bir kaç arkadaşla birlikteydik. Durduk baktık o evlere. Kapıları kapalı, bahçeleri boştu. Hepimiz o acıyı hissetmiştik. Nihayet insandık.

Önceki ve Sonraki Yazılar