Dövizdeki Umudumuz Rus Turistlerin Yakında Gelmesi Zor

Ekonomisi döviz girişine bağımlı Türkiye, dolar kuru üzerindeki baskıyı sakinleştirmek için acil döviz girişi sağlamaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüştüğü Almanya, İngiltere ve Rusya liderlerine, “vatandaşlarınızı bırakın Türkiye’ye gelsinler” dediğini açıkladı. 

Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye’ye geçen yıl gelen yabancı turistlerin ilk sırasını 7 milyon ile Rusya vatandaşları alırken, bu ülkeyi Almanya izledi. Türkiye’nin turizm gelirleri 2019’da 34,5 milyar dolara ulaştı. 

Türkiye için turizm; dış ödemeler dengesinin önemli kalemleri, olmazsa olmazları arasında. İhracat ve turizm gelirlerinin düşmesi, döviz kuru üzerindeki baskının sürmesi anlamına geliyor. Üstelik gıda tedariği gibi yan sektörleriyle birlikte turizm, COVID-19 salgınının yol açtığı işsizlik artışına karşı da bir panzehir niteliğinde.

2018’de Rahip Brunson krizinin yol açtığı döviz krizi sırasında turizmin sağladığı dış kaynak girişinin ekonomiye sağladığı destek, yakın dönemdeki örneklerden biri. 

Rus turistlerin Türkiye ekonomisi için önemini, bir Rus savaş uçağının Suriye üzerinde, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülmesi sonrasında da ciddi olarak hissetmiştik. Uçak olayıyla birlikte, kuzeydeki bu komşumuzun vatandaşlarının turistik ziyaretleri aniden kesilmiş ve Rus turistleri yeniden kazanma isteği, Ankara’nın Moskova ile arasını düzeltme çabalarındaki en önemli etkenlerden biri olmuştu.

Uçak krizin aşılması sonrasında, Rusların en çok rağbet ettiği ülkeler listesinin en başında hep Türkiye oldu. Hatta bu yılki turizm sezonuna yönelik olarak 2019 sonunda Rusya’da yapılan anketlerde de, bu ülke vatandaşlarının 2020 turizm sezonuna yönelik birinci tercihinin yine Türkiye olacağını gösteriyordu.

Ancak salgın hastalık dolayısıyla, şimdi durum değişti. Birinci olarak, Rusya hükümeti dış seyahatlere kısıtlamalar uyguluyor; ikincisi ise, Rusya halkının tatil tercihleri, kısa vadede değişmiş gözüküyor. 

Rusya hükümeti halkını, tatillerini bu yaz ülke içi turistik merkezlerde geçirmeye teşvik ediyor. Hatta iç turizme yönelik seyahat kısıtlamalarını da 1 Haziran itibariyle kaldırmaya başladılar. Yurt dışı seyahat yasağı ise hala geçerli.  

Başbakan Mişustin, 25 Mayıs’taki açıklamasında, koronavirüsün Rusya’ya dışarıdan geldiğini unutmamak gerektiğini belirterek, yurt dışına seyahatleri bir süre daha kısıtlı tutma yanlısı olduğunu ifade etti. 

Rusya’nın kamu sağlığı kuruluşunun başkanı Anna Popova da “şu aşamada yurt dışı seyahatler kesinlikle arzu edilir bir şey değil. Dünyada her gün 100 bin yeni COVID-19 vakası kaydediliyor. Eğer riski göze alırsanız, Rusya’ya döndüğünüzde iki hafta ev karantinasında kalmanız gerekecek” dedi.  

Rusya hükümeti şimdilik, iş, eğitim, aile birleşmeleri gibi acil durumlar için, bir ay içinde sınırlarını açmaya hazırlanıyor; turistik ziyaretler ise buna dahil değil. 

Yanı sıra; Rusya Federal Turizm Ajansı da, halka ülke içi turistik merkezler için seçenekler sunan, “ülkende kal” kampanyası başlattı.

Tatilcilerin tercihleri açısından baktığımızda da aynı olumsuz tablo söz konusu. Raiffeisen Bankası'nın yakın tarihte yaptırdığı bir anket, halkın yüzde 57'sinin tatil tercihini 2020 turizm sezonunda Rusya içi turistik merkezlerden yana kullanacağını gösterdi. Yani Rusya sınırlarını açsa bile, halkın çoğunluğunun gönlü, yurt dışından yana değil. En azından bugünkü verilerle.

Fakat sonbaharda farklı bir durumla karşılaşabiliriz. Aşı çalışmalarının hızla ilerlediği Rusya’da, pandemi kaygısı yaz aylarında atlatılabilirse, sonbahardan itibaren yine Türkiye’ye bir akın olabilir, belki yaz aylarının acısını da çıkarmak isteyebilirler.  

Ruslar, çocuklarının okullarının tatile girdiği sömestr tatilleri başta olmak üzere kış aylarında geçmişte Kızıldeniz, Hindistan gibi sıcak kıyılara akın ederlerdi. Şimdi kış seçeneklerine, Türkiye de eklenmiş durumda. Denizden aldığı suyu filtreden geçirip, ısıtarak açık hava havuzuna veren, bu nedenle kışın bile deniz kenarında havuza girebileceğiniz, çıkışta hemen sıcak otele adım atabildiğiniz, kışın da açık olan, Rusların çok sevdiği “her şey dahil” sistemi uygulayan 5 yıldızlı oteller var. Bu tür yeni yeni seçenekler, Türkiye’ye gelen Rus turistlerin sayısının kış aylarında da giderek artmasını sağlıyor.

Fakat gelecek turistlerin eskisi kadar para harcayacağı beklenmemeli. Yukarıda aktardığımız ankete katılanların yüzde 38'i, tatil için geçmişe göre daha az para ayıracağını, ekonomik kriz dolayısıyla tasarruflu olmak zorunda olduğunu belirtiyor.

Tüm bu negatif etkenlerin yol açacağı talep eksikliği, belki otellerin de fiyat düşürmesiyle birleşip, toplamda turizm gelirlerinin, geçen yılki 34,5 milyar doların çok altında kalmasına yol açabilecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar