Tarımsal Teknopark ve Tarımın Silikon Vadisi 

Bu kadar uzun ve derin bir konuyu çok kısa ve okuyucuyu sıkmadan anlatmaya çalışacağım.

Bu pandemi sürecinde herkes anladı ki tarım bizim herşeyimiz. Gıdamız, besinimiz, geleceğimiz.  Ve kaynaklarımız her geçen gün azalıyorken nüfusumuz da artıyor. Bu da bizi daha akıllı üretmeye, kaynakları daha verimli kullanmaya itiyor. İşte bu noktada artık teknolojinin tarımın içine girmesi gerekiyor.

Değerli okurlar Tarım 4.0 denen veya Hassas Tarım denen kelimeleri artık duyar olduk.  Ve hatta ülkemizde bununla ilgili dernekler, araştırma merkezleri kurulmaya başlandı. Kısaca nedir bu Tarım 4.0 dersek; tarımsal üretimin aşamalarına teknolojiyi dahil ederek verilerin toplanması ve bu verilerden elde edilen bilgilerin teknolojik tarımı gerçekleştiren makine ve programlar arasındaki bağın kurulmasının sağlanmasıdır.  Mesela; artık drone uçuruyoruz arazilerimizde.  Bu dronlara yerleştirilen çeşitli özelliklerdeki kameralar ile hastalıklar tespit edilebiliyor. Besin eksiklikleri veya klorofil miktarları programlar aracılığı ile anlamlandırılıyor. Suni kökler ile toprağın su tansiyonu ölçülebilip bitkimizin ne zaman ne kadar suya ihtiyacı olduğu netleştirilebiliyor. Erken uyarı tahmin istasyonları ile tarımsal üretim stratejilerimiz planlanabiliyor. Yine bu teknolojiler ile en doğru hasat zamanı tespit edilebiliyor. Bu bilgiler programlarda çeşitli algoritmalar ile anlamlandırılıp çeşitli uyarı ve önerilere dönüştüğünde yaptığımız tarım daha kontrollü ve verimli hale geliyor. Zaten bizim amacımız birim alandan en yüksek verimi alırken kaynaklarımızı da en doğru şekilde kullanmak değil midir? Tarım 4.0'ın ne derece önemli olduğunu ilerleyen yıllarda çok daha iyi anlayacağız.

Çiftçimiz bugün itibari ile teknolojiyi satın alabilecek maddi güçte değil. Bunun yanına akademisyenlerimiz, özel sektörümüz ve kurumlarımız arasında gerçek bir uyum henüz yok. Üniversitede bir çalışma yapmış akademisyenimizin çalışmalarının özel sektöre yansıması çok uzun zaman alıyor. Özel sektörün kendi ar-ge'sini yapabilmesi için desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekiyor. Bu ve bunun gibi sorunlar yıllardır tespit edildiği için artık somut adımlar atılmaya başlandı. Aynı zamanda meslek komitesi başkan yardımcılığı görevini yaptığım İzmir Ticaret Borsası'nın Ege Üniversitesi ile ortaklaşa planladığı ve İzmir Kalkınma Ajansının da desteklediği çok güzel bir proje var. Adı; " Türk Tarımının Global Entegrasyonu ve Tarım 4.0". Bu proje kapsamında İzmir Menemen'de Tarım Teknoloji Merkezi kuruluyor. Çok heyecanlandırıcı bir gelişme. Belki ileride Tarım Teknopark'ları kurulur. Belki de tarımın silikon vadisine dönüşür. Tüm gelişmeleri ilerleyen yıllarda hep birlikte göreceğiz ama şu bir gerçek ki artık hayatımızın her alanına giren teknolojinin tarımda da bizlerle olması gerekiyor. Bunun için bir nesil yetiştirilmeli, Dünya iyi takip edilmeli ve harika kaynaklara sahip olan ülkemizi Teknolojik Tarım'ın en kuvvetli ülkesi haline getirmeliyiz. Milli vizyonumuz ve milli teknolojimiz bence buna uygun. Bu konuda adım atan herkesi canı gönülden tebrik ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar