Dikkat, Datça'nın Kuyusunu Kazıyorlar

Bugün hava yine yazdan kalmaydı.

Vurdum kendimi yürüyüşe.

Mezgit'ten Hayıtbükü, ardından Ovabükü ve tekrar Mezgit.

İnsanlar kışa hazırlanıyor, koylar boş.

Mesudiye'de pandemi sessizliği.

Ama özellikle Hayıtbükü Ovabükü arasında bir gürültü var ki, sormayın.

Sanki dev bir şantiyede çalışılıyor.

Bir sürü sondaj makinası gürül gürül.

Su için kuyu kazıyorlar.

Daha doğrusu kuyumuzu kazıyorlar.

Onlarca, belki daha fazla.

Bunların izinli, ruhsatlı olduğunu sanmıyorum.

Çoğunun elektrik bağlantısı bile yok.

Yani kaçak.

Yani soygun, su soygunu.

Üstelik bu soygun sadece Mesudiye ile sınırlı değil.

Eski Datça, Reşadiye, Kızlan, hemen her yerde kazan kazana.

Datça su konusunda zaten sıkıntılı bir bölge.

Koskoca yarımada tek bir akiferden (yeraltı suyu) besleniyor.

Düşünün, bir bardak suyumuz var ve herkes birer pipet ile bu suyu çekiyor.

Her sondaj bizim suyumuzu biraz daha azaltıyor.

Ve bunun bir denetimi yok.

Ayrıca şebekeden su alanlar her ay para ödüyor ama sondajla yeraltı suyunu çekenler bir kuruş bile vermiyor.

Sayaç yok, kayıt yok, fatura yok.

Yağma Hasan'ın böreği.

Biliniyor ki, yeraltı suyu azalınca deniz suyu gelip, onu kirletecek. 

Yani tuzlandıracak.

İşte o zaman bu suyu ne içebileceğiz, ne de tarım alanlarında kullanabileceğiz.

Tehlike çok yakında.

Durum bu kadar ciddiyken, Datça Belediyesi, Datça Kaymakamlığı, Jandarma ve MUSKİ bu kuyuları neden denetlemiyor?

Kaçak sondaj yapanlar neden engellenmiyor?

Eğer, kaçak sondaj serbest ise suyu parasıyla tüketenlerin günahı ne?

Hayret etmemek elde değil.

Sayın yetkililer, sayın kamu görevlileri, Datça'yı yönetenler.

Sözüm size.

Datça'nın göz göre göre kuyusunu kazıyorlar.

Hoyratça her yeri delik deşik ediyorlar.

Kaçak sondaj yapanın yanına kar kalıyor.

Peki siz ne yapıyorsunuz?

Kaymakamlık, Belediye, MUSKİ ve Jandarma, lütfen göreve.

Adres mi istiyorsunuz, Hayıtbükü ile Ovabükü'nde bir tur atın, yeter bile.

Önceki ve Sonraki Yazılar