Düş

Henüz koymuşken başımı yastığıma

Açıldı gözlerim yorgun bir düş’e

Etrafımda tanımadığım simalar

Selamsız birbirine

Renk değiştiren tabansız bir potin

İçinde çıplak ayaklarım koşuyorum sağa-sola

Çaresizliğimin feneri ile geziyorum 

Bin odalı şehrin karanlık sokaklarını

Birden havalanıyorum

Tutunuyorum bir bulutu boğmuş ipin ucuna

Ta uzaklarda bir ceylanın kanını emen sülüğü görüyorum

Umut tohumları serpiyorum susuz topraklara

Sonra bir anda gölgesindeyim meyvesiz bir ağacın

Mavi gözlü bir devin ruhunu bekliyorum

El yordamıyla susturuyorum

Ömrümden çalan saati

Ve bir sabahın gecesini daha hayra yoruyorum

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.